Öyküler biraz tekrar niteliği tasiyor olabilir. Ama verdikleri mesaj itibariyle her biri çok değerli. Bir toplumun, arafta kalmış halini çok güzel ifade ediyorlar. Her sayfa yasadigimiz, yasatildigimiz ironilerle dolu...
Sabah bir şeye canım sıkıldı. Her zamanki gibi gürleyip yağıyorum. Sinirim bir türlü geçmiyor. Akşam oldu öfkem bir türlü dinmedi. Mona Rosam beni aldı, başımı dizlerine koydu. Saçlarımı okşadı ve şöyle dedi; "Sen devrimcisin arkadaş; bunlarla uğraşacak vaktin yok!" Ben karımı seviyorum arkadaşlar. Hanım dediğin, erkeğini erkek yapar
Bir kerahat vakti dayanamayıp uyumuşumda rüyamda korkunç yılanlar görmüşüm gibi baktım kadına. Başımda bir ağrı. Etini gösteriyordu kadın. Tırnakları ojeli. Yüzü makyajlı. Modern. Zavallı. Aciz. Kimsesiz. Rüyasız. Devletsiz. Rüyasız. Devletsiz. Etini gösteren modern kadın bu asrın kölesidir. Kölenin kölesi olunur mu? Kadına haysiyeti ve hürriyeti ancak İslam veriyor. Modern dünya aşağılık ve köle olarak kullanıyor kadını. Ne yazık ki kadınların çoğu modern dünyanın sunduğu imkanları 'özgürlük' sanıyor. Ya Rabbi, tarihte hiçbir Firavun kölesini bu şekilde kandırmamıştır.