Bir Yobazın Günlüğü

·
Okunma
·
Beğeni
·
3466
Gösterim
Adı:
Bir Yobazın Günlüğü
Baskı tarihi:
2018
Sayfa sayısı:
440
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753558679
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İz Yayıncılık
Bıyık altından gülerek kendisini “yobaz” diye vasıflandıran “keskin zekâlı ve sivri dilli” belki de “sivri zekâlı ve keskin dilli” bir yazar, günün birinde günlük tutmaya başlar. Kitaptaki ifadesiyle “içimizdeki ahmaklar” da “karşımızdaki budalalar” da, hatta yazarın bizzat kendisi de, sayfalar ilerledikçe bu sivri dilli yobazın hışmına uğramaktan kurtulamayacaktır… Fonda tatlı bir ‘aşk’ ve onun üzerine örülü bir ‘dava’ hikâyesi… “Bir Kitap Bir Balta” ve “Hamza” adlı kitaplarıyla tanınan Ömer Faruk Dönmez’in son kitabı; Bir Yobazın Günlüğü.
440 syf.
·Beğendi·10/10
Evet kitap bitti elhamdülillah
kitabın ismi dikkatimi çektiği için heveslenip aldım . Yazar günlüğünü içine tarihi olayları aldığı için bazen kopup gidiyor acıkcası ben kopamıyordum. Oraları sıkıyor. Hayatını güzel anlatıyor. Sadece günlük niyetine hayatını anlatsa daha zevkli olur zannımca. günlüğünde de nedense hazır cevaplılığım var diyor ama daha öyle durumuna şahit olmadım . ve en önemlisi henüz yobazlığına rastlamadım normal modern ve seküler bir şekilde yaşıyor:)....
Yobazlık anlayışımız farkli. işin açıkçası bana göre bu yobazlık değil..
Kültürden kültüre ya da çevreden çevreye değişiyor olabilir mi bilmem...
Okuyun zevk alırsınız... :)))
440 syf.
·Puan vermedi
Kitabın bazı kısımlarını tasvip etmesem de insanın kendisini sorgulamasına vesile olacak bir kitap ve dini açıdan da fazla mesaj içerdiği için tavsiye ederim sizlere :)

Emeğine sağlık sevgili yazar abimizin.
440 syf.
Ömer Faruk Dönmez'den yine kendini okutan, merakta bırakan, hak olanı haykırmak için çabalayan sohbet tadında bir kitap. Roman değil, deneme değil, yazı başlarında tarih konuldu diye -evet kitap ismi de dahil- günlük diye de adlandırılacak değil. Bu türlerin hakkını vermek için ortada herhangi bir çaba da görülmüyor zira. Kendisinin, benim de çok hoşuma giden, enfes tabiriyle bu kitap bir "inleme".

Edebiyatın hangi kökten geldiğini unutmayan bir üslupla ele alınan bu "inleme" türündeki kitap, yer yer kimilerince sert bulunabilir. Bunun sebebi ise büyük çoğunluğunu muhafazakar kesimin oluşturduğu okuyucu kitlesinin yaşadığı zihin bulanıklığıdır. Mesela, ancak düşman ülke boyunduruğu altında yaşayacağı hayatı öz yurdunda yaşayan tarihten bihaber kapitalizm/modernizm kölelerine sert gelebilir. Yahut, eşarbının içine kase koyup başını deve hörgücüne benzeten zihniyete. Kutlu ayetleri haram ilişkileri ardında kullananlara, Kutlu Nebi'nin (sav) hadislerini ve mucizelerini kafasına göre yok sayanlara, Mevlana Hazretlerini börtü böcek edebiyatına alet edenlere vesaire vesaire. Kavanozun üstünde Müslüman yazıyor ama kavanozun içi boş.

Kitapta eşinden ayrılan ve öğrencisine aşık olan bir öğretmenin hayatı anlatılıyor. Hatta bu öğretmenin ilk eşinden bir de çocuğu var. Ek olarak, aşkı karşılıksız da kalmıyor öğretmenimizin. Evet, durum biraz karışık ve hatta "genel ahlak ilkelerine" uymayan bir halde olduğu bile söylenebilir. Gregor burada olsa haykırırcasına gülerdi sanırım. Gregor? Yazarın Kafka hayranlığının Oğuz Atay sevgisi ile birleşmesi sonucu ortaya çıkan bir karakter. Samimi, sadık ve bir o kadar da açık sözlü. Neyse, kabul edeyim bahsi geçen hali başlarda ben de biraz garipsedim fakat yazar, olması gerektiği gibi dini hassasiyet ve samimiyeti elden bırakmıyor. Şimdiki haram ilişkiler gelmesin gözünüzün önüne lütfen. Öğretmen her zaman "haram mı değil mi, caiz olmasa gerek, işi keyfiyete vurmayalım" gibi düşüncelerle iç içe. Yine de öğretmenimizin yaptığı her şeye bütünüyle hak verdiğimi söyleyemem. Bunu söyleyecek ilmi kendimde göremiyorum. Gel gelelim şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki kitap -yukarıda bahsettiklerim haricinde-şimdiki romantik islamcılara (ben bu tabirin çıkmasına sebep olanların!) iyi bir ders niteliğinde pasajlar da içeriyor.

Velhasıl kelam, Ömer Faruk Dönmez yine o güzel üslubuyla pek hassas noktalara parmak basıyor. Konu, bir çocuklu dul bir öğretmenin yaşadığı aşk ile sınırlandırılamaz. Başta demiştim, türümüz inleme. Yani öğretmenimiz bu konuyu sofraya tuz olarak koyuyor ve okuru edebiyatı, sanatı ve özellikle tarihi inceleyip değerlendirmeye; kapitalizmi/modernizmi masaya yatırmaya; son olarak en önemlisi, İslam'ı hayatın her anı ve alanında yaşamaya çağırıyor.

Sonuç olarak, belki kendisinin en iyi kitabı değil ama başka güzel bir kitabı. Şahsı için her zaman dediğim gibi, konu ne olursa olsun ana temadan hep bir tek şeyi anlıyoruz; bir şeyleri düzeltmek için çabalayan dert sahibi bir insan.

Not: Mart 2016'dan çıkıp gelen bir yazıdır.
440 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
Bir tavsiye üzerine bu kitaptan ve kitabın yazarindan haberdar oldum. Yazar gerçek bir dindar kisisilik, kendini bazı düşünce kalıplarına inat ve gururla yobaz olarak gösteriyor. Ancak yazarımız gerçek bir din aydını. Kendi günlüğünü tutarken sistemi ve siyaseti isabetli olarak eleştiriyor ve karşı çıkıyor, başkaldırıyor. Kitabi okurken hem insanın kültürel, siyasal, edebiyatsal, şiirsel ve daha fazla alanda bilgisi artıyor ve ufuk açıyor. Her dusunceden insanın okumasını kesinlikle tavsiye ediyorum. Keyifle okuyacaginiz bir eser.
440 syf.
Ömer Faruk Dönmez'den yine kendini okutan, merakta bırakan, hak olanı haykırmak için çabalayan sohbet tadında bir kitap. Roman değil, deneme değil, yazı başlarında tarih konuldu diye -evet kitap ismi de dahil- günlük diye de adlandırılacak değil. Bu türlerin hakkını vermek için ortada herhangi bir çaba da görülmüyor zira. Kendisinin, benim de çok hoşuma giden, enfes tabiriyle bu kitap bir "inleme".
440 syf.
·10/10
Kitabı bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine okudum. Acikcasi ilk kez okuyacagim bir yazar ve kalınca bir kitap olduğu için çekinerek aldım. Fakat başladıktan sonra birakamadim ve tekrar tekrar okuyasim geldi desem yeridir. Kitabin ilk kısmında bu kitap böyle mi gidecek deyip biraz tedirgin oluyor insan ama sonrasında tam anlamıyla alıp götürüyor insanı. Kitabin etkileyiciligi yazarin kendi yaşamından çok hoş bir dönemi anlatmasindan ve bu dönemi anlatirken duygularini, düşüncelerini süper bir anlatim tarziyla dile getirmesinden kaynaklaniyor bence. Okumadan gecmeyin derim. Benim başucu kitabim oldu. Şiddetle tavsiye edilir :)
440 syf.
·10/10
Yazar sanırım kendi hayatını anlatıyor. Öyle mizahi bir dille yapıyor ve öyle usta cümleler kuruyor ki şaşırıp kalıyorsunuz. Kitap aslında bir Müslümanın hayatının nasıl olması gerektiğine dair birçok ipucu barındırıyor Okurken hem eğlenip hem de bir şeyler öğrenmek isteyenler bu kitabı okumalı.
440 syf.
·7 günde·Puan vermedi
İlk başlarda sıksa da ilerleyen sayfalarda elimden bırakamadığím her sayfada ayrı bir farkındalık bulduğum farklı bir kitap. Ayrıca diğer kitapları da kütüphanemde mevcut.
438 syf.
·48 günde
İlk başladığımda bu kadar bağlanmamıştım. Sonra kaldığım yere geri döndüğümde bir dostumla sohbet ederken buldum kendimi. Tartıştık, kimi fikirlerini beğendim kimisini doğru bulmadım. Güldük, üzüldük, kızdık beraber. Hayatımda okuduğum ilk günlük tipi kitaptı. Zaten pek de günlük denemezdi. Harika tespitleri var. Tavsiye ederim.
440 syf.
·Beğendi·10/10
Bir kaç yıl önce okudum. O zamandan beri her okuyuşumda bu cümleyi tekrar okumalıyım diyerek bakdım sayfalarına. Farklı uslüp, müthiş bir haz veriyor okura. Tavsiye ederim..
440 syf.
·13 günde·Puan vermedi
Farklı bir üslupla yazılmış İslami neşriyat... Özellikle emperyalizm/kapitalizim/modernizm reddiyesi... Günümüz toplum yaşantısına eleştirel bir bakış... Sorgulatan, düşündüren bir kitap... Oğuz Atay, Cemil Meriç, Nuri Pakdil öykünmeli bir çalışma...
“Unutmayınız efendim: İslam davasını ayakta tutan, şahsılar değildir, şahısları ayakta tutan İslam davasıdır.”
Sizi sevmiyorum ey insanlar! Ah pardon. Böyle başlamamalıyım. Sizi sevmek istiyorum ey insanlar ;hemde çok sevmek istiyorum; ama sevemiyorum...
Şu hicret meselesini yanlış anlıyor insanlar. İlla ki Mekke'den Medine'ye gitmeniz gerekmiyor ki arkadaşlar. Kötülükten iyiliğe yönelmek de hicrettir. Günahtan kaçıp sevaba yönelmek de hicrettir. Modernizmden, yani şu çirkef düzenden İslâm'a yönelmek de hicrettir.
 “Sen müslümansın mübarek, İslamı temsil ediyorsun. Dikkat etsene davranışlarına. Hem başını örtmüşsün hem suratında on kilo makyaj, otobüste dolmuşta kakara kikiri. Biraz ağır ol kardeşim, hatunsun, ağır ol. Edepli ol, hicaplı ol. Erkekler de tuhaflaştı. Düşük belli daracık kotlarla geziyorlar. Ne haysiyet kırıcı. Sakalı bıyığı kesip şalvarı çıkaralı beri heybeti yitirdi müslüman erkekler.”

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bir Yobazın Günlüğü
Baskı tarihi:
2018
Sayfa sayısı:
440
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753558679
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İz Yayıncılık
Bıyık altından gülerek kendisini “yobaz” diye vasıflandıran “keskin zekâlı ve sivri dilli” belki de “sivri zekâlı ve keskin dilli” bir yazar, günün birinde günlük tutmaya başlar. Kitaptaki ifadesiyle “içimizdeki ahmaklar” da “karşımızdaki budalalar” da, hatta yazarın bizzat kendisi de, sayfalar ilerledikçe bu sivri dilli yobazın hışmına uğramaktan kurtulamayacaktır… Fonda tatlı bir ‘aşk’ ve onun üzerine örülü bir ‘dava’ hikâyesi… “Bir Kitap Bir Balta” ve “Hamza” adlı kitaplarıyla tanınan Ömer Faruk Dönmez’in son kitabı; Bir Yobazın Günlüğü.

Kitabı okuyanlar 304 okur

  • Okuyan Hanım
  • Zeynep
  • mevlüt oğuz
  • S.
  • Selda Uğurcan
  • Selda
  • Gamze
  • Betül
  • Havva portakal
  • Seyyit Doğru

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%13.3
14-17 Yaş
%2.2
18-24 Yaş
%42.2
25-34 Yaş
%33.3
35-44 Yaş
%4.4
45-54 Yaş
%4.4
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%75.2
Erkek
%24.8

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%41.6 (37)
9
%18 (16)
8
%14.6 (13)
7
%5.6 (5)
6
%9 (8)
5
%4.5 (4)
4
%1.1 (1)
3
%0
2
%3.4 (3)
1
%2.2 (2)