Eğer devletler büyük mahallelere dönüşürse, muhtemelen mahalleler de küçük devletlere dönüşecektir.... Tarihte görüyoruz ki devlet ne zaman açık olsa mahalleler kapalı ha da dar görüşlü cemaatlere dönüştüler.
Atalarımız, yakın dönemlerde bile, geleceği umutlarını yatırmak için en güvenli ve en vaatkar yer olarak görürdü; oysa biz geleceğe öncelikle korku ,endişe ve kaygılarımızı yansıtıyoruz: iş bulmanın gitgide zorlaşacağı, düşen gelirlerin bizim ve çocuklarımızın yaşam fırsatlarını azaltacağı,toplumsal statümüzün iyice kırılganlaşağı, ömür boyu elde ettiğimiz her şeyin geçici hale geleceği, elimizde bulunan mücadele araçları, kaynakları ve becerilerinin karşımıza çıkan zorlukların ağırlığına kıyasla giderek yetersiz kalacağına dair korku,endişe ve kaygılarımızı... En önemlisi, hayatlarımız üzerindeki kontrolümüzün gitgide azaldığını hissediyoruz - kim olduğunu bilmediğimiz, bizim ihtiyaçlarımızı önemsemeyen, hatta belki düpedüz hasmane ve zalim oyuncularca oynanan bir satranç maçında ileri geri hareket ettirilen, onların hedefleri uğruna rahatça harcanabilecek piyonlara dönüşüyoruz.