*ೃ༄ ⋆.ೃ࿔*:・
When in eternal lines to time thou grow’st.
So long as men can breathe or eyes can see,
So long lives this, and this gives life to thee.
open.spotify.com/user/31g4clextt...
Fakat trenden inip eve giderken kırağıyla kaplı tarlalarda ve eğrelti otlarıyla kaplı patikalarda Gilbert'la birlikte yürümüş olsalar, umutları, arzuları ve etraflarını çevreleyen bu yeni dünya hakkında neşeli, ilginç sohbetler edebileceklerini düşünüyordu. Gilbert kendine özgü fikirleri olan, hayattan alabileceğinin en iyisini almaya ve elinden gelenin en iyisini vermeye kararlı, zeki bir gençti.
Artık Gilbert ile Anne arasında açık bir rekabet vardı. Eskiden rekabet tek taraflıydı fakat artık sınıf birincisi olmak için Gilbert'ın da Anne kadar azimli olduğuna hiç şüphe yoktu. Tam Anne'e göre bir rakipti. Sınıfın diğer üyeleri açıkça söylemeseler de ikisinin üstünlüğünün farkındalardı ve onlarla yarışmayı hayal bile etmiyorlardı.
"Anne" dedi aceleyle, "Bir baksana. Arkadaş olamaz mıyız ? Seni incitmek istememiştim, yalnızca şaka yapıyordum. Ayrıca üzerinden çok uzun zaman geçti. O zaman saçınla alay ettiğim için gerçekten çok üzgünüm. Artık saçlarının çok hoş olduğunu düşünüyorum, gerçekten! Haydi, arkadaş olalım."
Anne bir an tereddüt etti. Incinmiş gururunun altında filizlenen tuhaf bir his, Gilbert'in yarı utangaç, yarı hevesli ela gözlerinde görmekten çok hoşlandığı bir şeyler vardı. Kalbi hızlı, tuhaf bir şekilde çarptı.
Anne, Gil'e korkunç davrandığını düşünüyorum. Hepsini anlatana kadar bekle. Perili okumanı bitirdikten sonra sahneden inerken saçındaki güllerden biri düştü. Gil'in onu aldığını ve göğüs cebine koyduğunu gördüm. Çok romantik biri olduğuna göre bunu duyduğuna memnun olman gerekir.