"Yaşasın ittihat ve Terakki" diye bağırdım. Sonra keskin bir düdük sesi ve hemen ardından patlayan on dört tüfek...
Zor nefes alıyordum... Yanı başımda bir sürü fısıldaşma...
Sonra,sonrası karanlık...
Hayatta herşeyi affederim,casusluk dışında.
Ben bu adamdan şüphelendim.
Şüphelerimi arkadaşlarıma açtım,ama oralı bile olmadılar. Onlara da kızdım. Bu vurdumduymazlığın sonu nereye varacaktı?..
Sonuçta ne yaptım;bir gece çadırına gidip uyandırdım ve alnından vurdum! Casusların sonu ölüm olmalıydı.