İnsan dünyadan koptukça kendine yaklaştı, beklentilerini azalttıkca öz kimliğine sığındı. İç dünyasını zenginleştirmeyen insan kül oldu, toz gibi savruldu. Kendini ihmal eden, kendi dinginliğinde dinlenmeyen insan, bir zaman sonra kendini yitirdi.
Dışarıdan az şeye gereksinim duyan insan kazandı, ötekileri gerektiği yerde bırakan insan kendi zihninde , varoluşunda parladı.
Çok vahimdir ki, insanın hayatını değiştirmemesinin asıl sebebi, bunu başaramayacağına kesin inanmış olmasıdır.
Zira hayatımızın senaryosunu inançlarımız yazar.