Puan vermedi·142 syf.··
2026 5. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 14:20
"Dünya bir top gibidir ama ona sadece ayağında tutan yön verebilir." "Her çiçek açmak için zamanını bekler. Uyu çiçeğim. Açacağın zamanı bileceksin." Herkese merhaba kitap dostlarım Sizlere "Düzen Bazı Gerçeklerin Anahtarı" kitabını anlatmaya geldim. Alışılmışın dışında bir kitap olduğunu söyleyebilirim. Yazarımızın dili akıcı ve merak uyandırıcıydı. O yüzden kitap bir oturuşta bitti desem abartmış olmam. ​Konusuna gelecek olursak; yaşları 6 ile 15 yaş arası bir grup çocuğun bir anda evlerinden uzakta bambaşka bir yerde uyanmaları ile başlıyor. Ana karakterimiz Türkan o gün gözünü açtığında kendini bilmediği bir yerde buldu. Odada hiç tanımadığı bir kadın vardı ve Türkan'ı tanıyor gibi konuşuyordu. Toplantı odasında kendisi gibi birkaç çocuğun daha olduğunu fark etti. Odasındaki kadın çocuklara neden burada olduklarından bahsetti. Düzen adı altında, çok eskilere dayanan ülkenin menfaatini düşünen ve onu koruyan bir teşkilatta özel yetenekli seçilmiş kişiler olduklarından bahsetti. Çocukları yeteneklerine göre 4 gruba ayırdı. Bozlar, Karanlıktakiler, Sakalar ve Serdengeçti. Her grubun ayrı ayrı özellikleri vardır. Türkan da Saka grubundaydı. Çocuklar eğitimden sonra normal hayatlarına döndüler. Yıllar sonra ise bir gün ansızın göreve çağrıldılar. Peki neden? Onları neler bekliyor? Normal hayatlarına yeniden dönebilecekler mi? Düzen ne zamandan beri ve ne için var?
DüzenMustafa Dilsiz · Perseus Yayınevi · 202414 okunma
10/10
·110 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 09:37
Çiçek İzleri, bugüne dek kendime bile itiraf edemediğim duyguların aynası, içimde saklayıp da kimseye söyleyemediğim sözlerin kelimelere dökülmüş hali oldu.Her olumsuzluğun faturasını kendine kesen ve dünyayı kontrol etme saplantısıyla ruhunu tüketen bir karakterin iç dünyasını anlatıyor. Yazar, bu yolculukta modern ilişkilerin yapaylığını ve maskelerini çözümlerken net bir sınır çiziyor: Kimse kimsenin gerçek hislerine hükmedemez; samimiyet ancak hesapsızca söylenen sözlerde saklıdır. Kendini hayata kök salamamış bir "göçmen" gibi hisseden karakterin bu huzursuzluğu, romandaki zorunlu göç süreci ve Fransa’ya dair tarihsel gerçeklerle birleşerek yersiz yurtsuzluk hissini iliklerimize kadar işliyor. Hayal kırıklığı korkusuyla insanlara mesafe koyan karakterin içsel bölünmeleri ise sanatsal benzetmelerle desteklenmiş: Tıpkı Mona Lisa tablosunun ancak çalındıktan sonra değer görmesi gibi, insanoğlunun sevgiyi ancak kaybettiğinde anlama zaafı yüzümüze vuruluyor. Sonunda, geçmişin ve aile bağlarının ağır duygusal yükü altında ezilen karakter köklü bir karar alıyor: Eski kimliğini reddedip hayata sıfırdan başlamak ve "yeni bir ben" var etmek. Yazarın önceki eserlerinde olduğu gibi, bu kitapta da yoğun bilgi akışı duru bir dille yönetilmiş ve evrensel duygular zarafetle işlenmiş. Kitaptan kalan en güçlü mesaj ise şu: İnsan ne yaşarsa yaşasın, geçmişin prangalarını kırıp kendi küllerinden yepyeni ve güçlü bir "kendini" var edebilir.
1000Kitap
Çiçek İzleriTuğba Saydam · Metinlerarası Kitap · 202612 okunma
Reklam
Puan vermedi·352 syf.··
2026 414. kitabı
Son Kamelya, Sarah Jio’nun geçmiş ve şimdiki zaman arasında köprüler kuran, içinde sırların, aşkın ve gizemin harmanlandığı, okuyucuyu büyüleyici bir atmosfere sürükleyen popüler tarihi romantik romanlarından biridir. Yazar, alametifarikası olan iki farklı zaman dilimli anlatım tarzını bu kitapta da başarıyla kullanır. Hikaye, İkinci Dünya Savaşı’nın hemen öncesinde, 1940 yılında İngiltere’deki gizemli Livingston Köşkü’nde başlar. Flora Lewis adındaki Amerikalı bir fırıncının kızı, ailesinin maddi sıkıntılarını çözebilmek için bir casusluk teklifini kabul eder. Görevi, köşkün bahçesinde bulunan ve dünyada sadece orada kaldığına inanılan, çok nadide bir çiçek olan pembe kamelya türünü (Middlebury Pembesi) bulup çalmaktır. Ancak Flora, köşkün içine girdikçe buranın sadece çiçeklerle değil, geçmişten gelen karanlık sırlar ve açıklanamayan cinayetlerle dolu olduğunu fark eder. Diğer taraftan, günümüzde (romanın yazıldığı döneme yakın bir şimdiki zamanda) Addison adında bir peyzaj mimarı, geçmişindeki bazı acılardan ve sırlardan kaçmak için eşiyle birlikte aynı köşkü satın alır. Addison, köşkün bahçesini restore etmeye çalışırken, onlarca yıl önce gizlenmiş olan bu kamelya hikayesinin ve Flora’nın geride bıraktığı gizemli izlerin peşine düşer. İki kadının kaderi, yıllara meydan okuyan bu nadide çiçeğin etrafında düğümlenir. Sarah Jio’nun akıcı, romantik ve merak uyandırıcı dili sayesinde Son Kamelya, bir yandan hüzünlü bir aşk hikayesi sunarken diğer yandan okuyucuyu son ana kadar süren bir sırrın peşinden koşturur. Tarihi dekorları, botanik ögeleri ve dramı seven okurlar için oldukça sürükleyici bir başucu kitabıdır.
Son KamelyaSarah Jio · Arkadya Yayınları · 201415,8bin okunma
10/10
·320 syf.··
2026 29. kitabı
Finaline her ne kadar üzülsem dahi bence hak ettikleri bir kurguydu,en azından kavuştular.Aşırı üzüldüğüm şeylerden birincisi melihin eylülün mezarına çiçek götürürken ölmesiydi.. Eğer kötü son kaldırabilirseniz önerilir.
Kar TanesiBeyza Alkoç · İndigo Kitap · 20216,5bin okunma
Savaş gibi görünmeyen savaş.
Puan vermedi·224 syf.··
2026 3. kitabı
Kargalar izliyorlar. Herhangi bir eylemde bulunmuyor ve sadece gözlemliyorlar etraflarındakini. Kötülüğün olduğu yerde baş gösteriyor ve sadece izliyorlar. Büyük Irmaklardan Bile kitabı; küçük olayların nasıl büyük değişiklikler yaratabileceğini, savaşın görünürde savaş olmadan da yaşanabileceğini ve tanımların nasıl yıkıcı olabileceğini anlatan başarılı bir roman. Kitabın başında ada yaşaması huzurlu bir yer. Farklılıklar önemsenmiyor. Güzel-çirkin pek de umursanmayan kavramlar. İnsan, insan olduğu için insan. Herkes kendine özgü. Dibâcede de yazdığı gibi: "Herkes kendi rengindeydi. (...) Bir şeyin ne olduğunu başka bir şeyden hareketle anlatmak mümkün değildi. Her şey kendisiydi." Sonrasında adaya Zedeler geliyor. Kitapta bir süre daha bir sorun çıkmıyor. Zedeler de insan çünkü ve insan, insan olduğu için insan. Karakterler yardımcı bile oluyorlar Zedelere. Ancak sayı arttıkça tek tük rahatsızlıklar çıkıyor. Hala çok değil ama. Asıl sorunlar Yüksek Ülkenin müdahalesi ile başlıyor. Kitabın başında adada hiç karga yok. Karakterler karga nedir tam bilmiyorlar bile. Ancak Yüksek Ülkenin müdahaleleri ile kargalar da görünmeye başlıyor. Kitap ilerledikçe kargaların sayısı da artıyor. Kötülük yayıldıkça kargalar da yayılıyor. Hatta sonda her tarafı kaplıyorlar. Kötülüğe bir katkı sağlamıyorlar; ancak durdurmuyorlar da, sadece gözlemliyorlar. Bu yönden ana karakterimizi, anlatıcımız Yamuk'u andırıyorlar. Yamuk, doğrudan bir etki sağlamıyor kitaptaki olaylara. Sivri Adamlar geldiğinde karşı çıkmıyor onlara. Yanlarına gidip konuşacağında bile yanında hep birileri oluyor. Karşı çıkmaya çalışacağında bu, bir kaç sahne ileriye gitmiyor. Yamuk gözlemliyor, uyum sağlıyor. Çevresinde kim varsa ona uyuyor. Zedeler geliyor; kimi zaman zedelere yardım ediyor, kimi zaman onlarla sohbet
1000Kitap
Büyük Irmaklardan BileGüray Süngü · Ketebe Yayınları · 2022509 okunma
Bir adam düşün geçmişindeki kadını,yanında olan kadınla yaşıyor
9/10
·116 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
Evli olup aynı evde iki yabancı olanların hikayesi Bir adam düşün geçmişteki yarasının üzerine yuva kurup her anını bugün yanındaki kadınla geçmişini yaşayan ve bu adamın ölümünden sonra bile geçmişinde takılı kaldığını öğrenen kadını düşün ben seni severken sen geçmişini seviyordun hoşçakal yanımda geçmişiyle yaşayan yabancı hoşgeldin her halime aşık olan o adam Bir kadın düşün her haliyle aşık olduğu yanındaki adamın bi başkasına olan aşkını kendine olan aşkı sanıp yıllarca sahte mutluluklarla yaşıyor ve eşinin ölümünden sonra bile sevdiği adamın yasını tutarken karşılaştığı acı gerçeklerle bambaşka birine dönüşüp gerçek aşkı bulma hikayesi kadın kıymetli ellerde çiçek açar kıymetsiz ellerde solar gide kıymetinizi bilin ve bilenlerin yanında olun sevdikleriniz yanınızdayken ve henüz vaktiniz varken...
ÇiçeklenmelerMelisa Kesmez · İletişim Yayınları · 20267,6bin okunma
Reklam
Reklam