Ceren Seda Çiçek Budak

Ceren Seda Çiçek Budak
Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi AGD GM Eğitim Uzmanı
18 kütüphaneci puanı
401 okur puanı
Kasım 2018 tarihinde katıldı
Ebeveynlerin yanıldığı bir nokta vardır: anne ya da baba çocukla çatışır. Ertesi sabah çocuk hiçbir şey yaşanmamış gibi devam eder ebeveyn ile iletişimine. Yetişkinlerde böyle bir durumda her şeyin yolunda gittiğini zanneder, halbuki önyargı birikimdir. Belli noktadan sonra kişiye acı vermeye başlar yaşadıkları. Çocuk kalp kırıklıklarını, aşağılanmaları, kısıtlanmaları, değersizlikleri, ona söylenen kötü sözleri unutmaz asla. Biriken damlalarla bardağı taşması ise genellikle ergenlik sonrasına denk gelir.
Sayfa 179·Kitabı okudu
Reklam
Sağlıklı ebeveyn-çocuk ilişkisi yetişkinlerin yücelerde değil erişilebilir olmasında gizlidir. Her şeyi bilmek önemli değildir, çocuk gibi olabilmek esastır. Çocuğun yaşadığı duygusal yoksullukları giderebilmek için hep aynı yere samimiyetle beklemek gerekir.
Sayfa 175·Kitabı okudu
Çocuğun kendi kişilik özelliklerinde yetersizlik yoktur. Oluşturulan algı kişinin yetersiz kılar.
Sayfa 157·Kitabı okudu
Insanın kendini yetersiz hissetmesi, gerçekte yetersiz olduğu anlamına gelmez; sadece hissettiği duygu onu yetersizleştirir.
Sayfa 157·Kitabı okudu
Aidiyet'in kırılmasındaki en önemli faktör değersizlik hissidir. Çocuğa ya da insana yapılabilecek en büyük kötülük onun varlığını görmezden gelmek ve ona kendini değersiz hissettirmektir. Bu iki unsur; kişilik kaybı, davranış bozuklukları ve aidiyet yoksunluklarını beraberinde getirir. Değer-değersizlik kişiden kişiye sözlü ve sözsüz iletişimle geçer. Eğer ebeveyn çocuğa insan olmaktan kaynaklanan sevgi, saygı ve değeri vermiyorsa çocuğun hissedeceği şey değersizliktir.
Sayfa 137·Kitabı okudu
Reklam