Hayvan hikayeleri
Ele Geçrilen Ev: evi istila eden yaratıkların fareler olduğunu düşündüm bi yandan bi yandan da vahşi olan fareler olduğunu tahmin ettim. Çünkü en sonunda diyor ki eve bir hırsız girerse sonu felaket olur demek ki kapı açılır açılmaz saldıracak bir hayvani yaratık.
Paris'teki Genç Bir Hanımefendiye Mektup: Evini kiraladığı kadına itiraf mektubunu okuyoruz. İstemeden ağzından çıkan tavşancıklarla kiraladığı evi dolduran adamı ve kontrol edemediği durumu görüyoruz. Ben hikayeyi şu şekilde yorumladım. Adamın tavşancık kusması istemeden söylediklerini, düşüncelerini içinde tutamamasını, fikirlerini kusmasını sembolize ediyor olabilir. Laf ağızdan çıktıktan sonra bunun bir bedeli oluyor. Başta onları öldürmeyi düşünüyor ama ona ait bir şeyler olduğundan kıyamıyor ve bakmaya başlıyor. Gizlice onları büyütüyor. Belki de onun adını gizleyerek yazdığı yazılarına atıfta bulunuyordur. Hizmetçi kadın da adamda ve davranışlarında bir gariplik olduğunu farkediyor ama adam onu oyalıyor ki soru soramasın, üstelemesin. Tavşancıklar evdeki eşyalara zarar veriyorlar ve adam ingiliz yapıştırıcısıyla yapıştırdığını söylüyor. Kendince fikirlerinin yaratacağı etkiye çözümü bulmuş. En sonunda da tavşancıklar sokağpa saçılıyor ve kimse dönüp bakmıyor bile. Yazar oradan geçecek ilk öğrencileri bekliyor. Yine onun düşüncelerinin kıymetini anlayacak kişiler olarak öğrencileri görüyor. Diğer insanların sürekli bir yerlere yetişme telaşından durup da fikirlerini anlayabileceklerini sanmıyor.
Uzaktaki: Kendini arıyor diye tahmin ediyorum. Köprüde kendiyle sarılıyor.
Otobüs: Ben otobüsteki eli çiçeklileri kendimce hayatında aşk olan insanlara yorumlamıştım. Daha sonra üzerine düşününce asıl meselenin bizden olmayanı dışlamamız olduğunu anladım. Çiçekleri yok diye psikolojik baskı