“…O hakaretlere müracaattan seni engelleyen bir şey var ki onda yok.
Çok safderunsun! Hiç mahalle çocuklarının oynadıkları bir viranelikten süslü bebek gibi küçük bir kız geçerken tesadüf ettin mi? Bütün o kaldırım çocukları o küçük nazlı kızın zarafetine karşı duydukları bir kıskançlıkla birden nasıl tutuşurlar, nasıl arkasına düşerler, bağırırlar. İçlerinde taş atan, söven, hatta güzel elbiselerinin eteklerine sarılan azgınlar olur. Bu, insanlarda tabii bir histir… . …Emin ol ki pencerelerden seyredenler için o çocuklar arsız, utanmaz çocuklardan başka şeyler değildir.”
Sayfa 72 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
“…talih onu zahmete girmeden gönlünce yaşayanlardan bir etmemiş, bundan ne çıkar? Aksine… “Ben hayatımı kendim kazandım. Ben yine kendi işimle yaşıyorum!” diyebilmek. Ah o vicdan rahatlığı, o, acaba acıkmadan yiyenler gibi çalışmadan yaşayanlar da var mıdır?”
Sayfa 40 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
Bu kadar hiçliğine rağmen her meziyet sahibine düşman… Bunun bir güzel şeyi beğendiği, kudretli bir arkadaşı taktir ettiği daha görülmemiş. Sanki diğerlerinde bir meziyetin kabulü kendisinde bir eksikliğe yol açacakmış gibi bir küçük takdir gülümsemesini bile esirger. Bu adamın beğendikleri yalnız ölülerden ibarettir.