Duygular üzerine..
Cıvıl cıvıl bir manzara fotoğrafına hemen bir yaz şarkısı, gece manzarasına hüzünlü bir aşk şarkısı... Köy hatıralarına bir köy ezgisi… Özel günlere en özel besteler özenle seçilir. Cidden böyle mi oluyor durumlar? Baktığımız tüm güzelliklerde sadece mutluluğu mu görüyoruz; anı o anda, tek bir duyguyla yaşayabiliyormuyuz sahiden? En son ne zaman cıvıl cıvıl bir yaz gününde dibine kadar çaresizliği yaşadık? Sahi, çok da uzak değil sanki. O zaman neden sadece bir duyguyu yaşıyor gibi davranıyoruz çoğu zaman, bizi tek bir moda göre yaşamaya zorlayan ne bu hayatta? Ben acının içinde mutluluğu göremez miyim ya da mutluluğun içindeki hüznü? İlla tek bir duygu mu yaşamak zorundayım, birçok duyguyu aynı anda yaşayamaz mıyım? Neden kalıplara koyuyoruz kendimizi? Neden anlatamayacağımızı bildiğimiz anları tek bir duyguya sığdırmaya çalışarak paylaşıyoruz; bizi buna iten ne? Çok dertliyken niye acının dibini vuran şarkılar dinliyoruz mesela? Niye içimizi açacak, umut aşılayacak şeylere yönelmiyoruz? Niye itidale değil de ifrata yöneliyoruz? Çünkü kaçıyoruz; zor olandan kaçıyoruz. İtidale yönelmek; acıyı yok saymadan onunla yüzleşmeyi, onu sakinlikle göğüsleyip içinden geçmeyi gerektirir. Bu büyük bir irade ve emek ister. Oysa ifrat (yani acının dibine vurup o melankolide kaybolmak) ya da tefrit (duyguyu tamamen yok sayıp sahte bir neşeyle örtmek) çok daha kolaydır. Acı çekerken bizi daha da dibe çeken o şarkıları dinlemek, aslında o acının içinde uyuşmayı seçmektir. Eşiği geçmek, yani o acıyı olgunlukla yaşayıp dönüştürmek zor geldiği için, kendimizi o bildik, tanıdık acı döngüsünün içine hapsediyoruz. Acı çekmek bile, umut edip hayal kırıklığına uğrama riskini almaktan daha güvenli geliyor ruhumuza bazen. Tefrit kolayımıza geliyor. Oysa o eşiği bir geçsek kolaylaşacak olan
Duygu ve Düşünce
Aynı şeyi tekrar yaşamak istemiyorum. Canım yanıyor ve ben çok zor toparlayabiliyorum. Cidden zorlanıyorum.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
TAMAM SEN KAZANDIN!
Gardımı indiriyorum Yaaa ben sana ne dedim üzgün baktığın fotoğraf atma demedim mi :( Böyle yapınca bütün isteklerini yapasım geliyor kıyamıyorum diye yaptın dimi çakal :) O kalan isteklerini de yapayım diye yaptın :) Bak ben senin için o kadar bakım yaptırıyorum sen benim için bir sosyal medya paylaşımlarına mı dikkat edemiyorsun mesajı vermişsin. Üzülüyorsun dimi senin dediklerini yapmadığımda :) Şimdi anladın mı benim neler hissettiğimi? Benim dediğim olur erkekliğin sarsılıyor dimi :) Tamam, anladım sen de artık kesin barışmak istiyorsun. Ama ilk engeli o attı o kaldırsın gururun tutuyor. O zaman şöyle yapalım mı? Eğer müziği çıkartmakta zorlanıyorum diyorsan ben bekleyemiyorum Aycan diyorsan; İletişim kurmak isteğin geldiği zaman, kendini hazır hissettiğinde, Bana şu üç işaretten birini bırak. Ben de sana söz veriyorum engelini kaldıracağım. Şu andan itibaren de tamam hiçbir paylaşım yapmayacağım. Çünkü ne yapacağımı şaşırdım. Demek ki cidden rahatsız oluyorsun. Hiç anlayamasam da nedenini. Ve inat huyun yüzünden o şarkıyı çıkarsan da atmayacaksın. Okuduğum kitapları ekleyeceğim sadece. Onların da siyasi olmasına bi zahmet bi şey deme. Gizliye alsam bu sefer ona da işkilleniyorsun. Sadece bu gece Efe'ye son mektup yazacağım. Bu kadarcık olsun. Yüz yüze gelince konuşuruz. Bu sosyal medya meselesini. İnat seni ya :) 🧭 Ya müziği bırak. Ve sonunda ekrana gülümse. 🧭 Ya akşam sefası çiçeği bitkisi önünde poz ver ve arkaya müzik koy. 🧭 Ya da günbatımında poz ver ve arkaya müzik koy. Bunlardan birini yap. Saat 03.00'da açacağım. O güne kadar tek bir paylaşım yapmam. (Allah korusun ülkemizde acil bir afet ohal vs. olmadıkça) Tamam mı deli kurdum oldu mu mutlu musun şimdi 🙃
yorgunluk kelimesinden yoruldum.. yorgunluk sözcüğü cidden yorgunluk hissiyatını tam ifade edemiyor, eksik kalıyor bence heleki manevi olarak ..
Duygu ve Düşünce
Garip
Ne garip bir dönemdeyiz ayağın kaydı kayacak veya voleyi vurdun vuracaksın Cidden ilginç :))
Duyduğunuz anda sizde spesifik bir duyguyu çağrıştıran kelimeler vardır. Keza aynı şekilde bazı yerli yazarlara karşı aynı şeyi hissediyorum. Kitaplarını okumayı geçtim, kitapçıda çok satanlarda görmek bile irkilmeme sebep oluyor. Bunun sebebi bir fabrika gibi seri üretime geçmeleri sanırım. Yani cidden insanın araştırması, incelemesi gerekmez mi? Hiçbir şey yazmadığım halde hayal dünyamdaki bir kurguda bile beni araştırmaya iten bir sürü detay oluyor. Her sene raflarda aynı isimleri aynı kurgularla görmekten bunaldım.