Çevrede yılın ilk düğünü oldu ve ilk kezlerden birisinde evde kaldık. ((:
Çoğu şeyin modası geçiyor ya da bir şekilde evrimleşiyor ama düğünler çoğunlukla hep aynı kaldı.
İnsanlardaki genel bozulma, kalabalık etkinlikleri daha çekilmez ve sıkıcı hâle geliyor. Bir de mesafe girmiş artık, gitsen ne gitmesen ne?
Gitmesem de güzel niyetlerde bulundum tabi ki ama bu şeyler artık bana fazlasıyla boş gelmeye başladı.
Bazen empati amacıyla da düşündüm "Mutluluk hasetliğimi var yoksa, gizli sinsi bir pislik miyim ne diye bu şeyleri anlamsız ya da vakit kaybı görüyorum? Ben birini sevince ve onunla evlenmeyi düşündürürse böyle mi olacaktı?.." Benim hayallerimin en ileri versiyonu sadece sevgili olmaya kadar gitmişti. O derece imkansız ve tuhaf geliyor. Ya da bazen diyorum "Evlenmeyi düşündüren insan da tamam, cidden bu saçmalıklarla uğraşacak mıyız? Düğünü kendi içimizde ve birbirimize bakarken yaşarsak yetmez mi? Allahım umarım güzel akıllı, sade ve öz düşünceli ve de öyle yaşayan birisi olur."
Böyle olaylar aslında çok özelken kalabalıkla sıradanlaşıyor, bilmiyorum ben hâlâ zorundalık dışındaki kalabalıklara alışıklık gösteremiyorum. Ama yakınlarımdan birisi evlendiğinde onun tatlı heyecanına ortak olmayı da çok isterim o ayrı.
Az ve öz anlayışına sahip olarak çekirdek aile ve en sevilen başka yakınlar olarak sınırlandırırdım. Çünkü olayın öznesi benim ve sadece sevdiklerimin olması yeterli.
Ki günümüzde çoğu davetiye ayıp olmasın diye geliyor hissi de veriyor bazen; Onlar da ayıp olmasın diye gidiyor. Öyle bir kısır döngü. (:
Güzellik merkezlerinde çalıştığımda gelini hazırlamak çok zaman alıyordu ki önceki hazırlıklar?
Bana hiç samimi ve doğal gelmiyor. Heyecana bir şey dememem ama hem vakit kaybına hem de o kadar boş uğraşmaya derim.
Bu arada işe girmeyi değil, işten