Bazen ne şerlerden ne hayırlar doğacağını ve hayr gibi
görünen tecellilerin altında yine bazen ne şerler bulunabileceğini sezecek ruh kültürüne sahip olanlar, bize içli ve dışlı müessirlerin zorladığı bu oluşu, cidden en büyük, üstün ve ileri tekevvünün başlangıcı saymakta hataya düşmezler.
Ayşe, kocasının, bir genç kız da olsa, başka birisiyle böyle derinden ilgilenmesine cidden seviniyordu. Kocasındaki ölüm sessizliği ve durgunluğundan o kadar yılmıştı ki bu tuhaf alâkayı bile memnuniyetle karşılıyordu.
"Çocukken şimdikinden daha aklı başında olmamızın nedeni nedir peki? Neden bunun birazını olsun koruyamadık? Cidden mutlu olduğunu bilsem, böyle devam edebilirdim. Ama aslında mutlu falan değilsin. Hayır. Her zaman gerginsin; hep başka yerlerdesin. Ya böyle ölüp gidersek? Bir gün pat diye düşüverirsen?"