Diyojen ondan bir referans mektubu istendiğinde şöyle cevap vermişti: “senin nasıl bir adam olduğunu gördüğünde anlayacaktır. Eğer iyiyle kötüyü ayırma becerisi varsa senin de iyi biri mi kötü biri mi olduğunu bilecektir. Ama eğer bu kavramları zaten bilmiyorsa ona bin tane mektup da yazsam yine de anlayamayacaktır.”
Kendine sevdiğin kişinin ölümlü olduğunu, sevdiğin şeylerin sana ait olmadığını, sana birer hediye olarak verildiklerini, sonsuza kadar senin olmayacaklarını hatırlat.
İyi bir adam nasıl göründüğünü önemsemez, o iyi biri olmak için yaşar. “Peki bunun hiçbir ödülü yok mu” diye soruyorsun. Ödül? Bir insanın iyi olanı yapabilmesinden daha büyük bir ödül var mıdır? İnsanı iyi ve mutlu edecek olan, kazandığı bir oyundan sonra başına kondurulacak taç mıdır?