Biraz şahsiyetlerden bahsedelim. Sahi, bir ulusun dinamiklerini harekete geçiren olgular neydi? Sahip olduğu şan ve şeref dolu geçmişinin yanı sıra bu gücü o devirde yaşayan insanlara aksettiren ve sonrasında onu takip eden nesillere örnek olan şahsiyetlerdir. Zaten ancak bu şekilde dilden dile, gönülden gönüle manevi bir güçle kaynaşıverir kalpler.
Bu şahsiyetlerdir ki düşünce dünyasına girdiğinizde elinizi ateşe dokundurup çekmiş gibi olursunuz. Çünkü davalarının kaynağını buradan alırlar. Dev bir volkan gibi etrafını yakmaya hazır bir dağ gibidirler. Direniş, sabır, inanç, umut, sorgulama ve dik duruş kavramlarına sıkı sıkıya bağlı örnek insanlardır. Onlar için hayatın özel bir yeri, vatanın daha özel bir yeri vardır. Şükür ki bu noktada sahip olduğumuz birçok öncümüz var.
Ya olmasaydı? O zaman ne olurdu? İnsanlarımız düşünce sığınakları dediğimiz soyut odaları bulamaz ve tıpkı bazı Ortadoğu ülkeleri ve sınırları cetvelle çizilmiş Afrika gibi bir başına, çaresiz bir buhran içinde olurdu. Evveliyatımıza dair bunca bilgi birikimini bizlere aktaran, gelecek nesilleri ayakta tutan bu şahsiyetlerdir.
Geçmişin İzinde roman serisinde aslında bu düşüncenin biraz daha uzun ama bir o kadar da maceracı, bilimkurgu kokan, eğlenceli, düşündürücü ve trajik açılımını yaptım.
Amerika'nın yüzyıllardır çözemediği ırkçılık sorunu ve Afrika'da olup bitenler, çıkarlarımız söz konusu olduğunda ne kadar insan kalabildiğimizin bir imtihanı niteliğinde.
Selim'in kişisel bir trajediden, küresel bir akıma dönüşen destansı hikayesi kitap satan her yerde...