"Baba-oğul ilişkisi Tanzimat döneminde bir ça- %
tışma değil devamlılık ilişkisidir. Bu muhafazakâr ilişkinin oğullan ilk romancılarımızdır ve hepsi de kaybedilmiş bir baba arayışı içinde kendileri vesayet üstlenmek zorunda kalmış otoriter çocuklardır."
"...şarküteri tipi büfelerde kimi müşteriler sandviçlerini özellikle çavdar ekmeğinden ve tereyağsız isteyerek, personele kendi etnik kökenleri hakkında bir ipucu verirler."
"Endişe hep var. İyi yazarlar endişeyi roman başladığında çoktan savuşturmuş olanlardan değil, roman boyunca taşıyabilenlerden, bir başka deyişle romanı, endişenin belgesi, değil, sahnesi kılabilenlerden çıktı. Recaizade Ekrem'in Araba Sevdası'nın Hüseyin Rahmi'nin Şıpsevdi'sinden Halid Ziya'nın Mai ve Siyah'ının aynı yazarın Ferdi ve Şürekâsı'ndıın, Tanpınar'ın Huzur'unun Peyami Safa'nın Bir Tereddüdün Romanı'ndan daha iyi olmasının nedenlerini burada aramalıyız bence."