Bir inanç için acı çekmiş olandan daha tehlikeli varlık yoktur. En büyük zalimler kafası kesilmemiş mazlumlar arasından çıkar. Acı, güç iştahını azaltmak şöyle dursun onu azdırır; zihinde kendini bir soytarıının meclisinde bir kurbanınkinden daha rahat hisseder; onu bir fikir için ölünen gösteriden daha fazla tiksindiren hiçbir şey yoktur.
Bütün cinayetlerinin sorumlulugu tapma gücündedir : Bir Tanrıyı yakışıksızca seven kişi,başkalarının da onu sevmeye zorlar buna razı olmazlarsa onları yok etmeye de hazırdır.
Aslında her fikir yansızdır, ya da öyle olmalıdır; ama insan onu canlandırır, alevlerini ve cinnetlerini yansıtır ona; saflığını yitirmiş, inanca dönüştürülmüş fikir, zaman içindeki yerini alır, bir olay çevresine bürünür: mantıktan sara hastalığına geçiş tamamlanmış olur. İdeolojiler, doktrinler ve kanlı şakalar böyle doğar.