Çikolata prensesi

Çikolata prensesi
@cikoerrr
Kitaplar ve kahve olmasa hayat ne garip olurdu değil mi ? Ocakmedya.com
öğretmen/fotoğrafçı/iletişim/ sosyoloji
lisans
İstanbul
istanbul, 17 Kasım 1987
610 okur puanı
Eylül 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap

Çikolata prensesi

, bir kitap okudu
5/10
·354 syf.·
Beğendi
·
5 günde okudu
·
2026 22. kitabı
İvo Andriç
8/10 · 7,5bin okunma
Reklam
Tıpkı bir pencere camında yollarını yavaşça ve karanlıkla çizerek sonunda birleşeniki yağmur damlası gibi, kaderinde buluşmak olanlar da görünmez bir iplikle bağlıdır birbirine…
Edebiyat
8/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Mart 2026 13:24
"Bizler geçmiş fabrikalarıyız. Canlı geçmiş makineleri,başka neyiz ki?Zaman yiyoruz ve geçmiş üretiyoruz. Ölüm bile çözüm değil. İnsanın kendisi gider ama geçmişi kalır." Nostalji adı altında zamanı tüketiyoruz. Onu bizimle olmaya zorlayarak bir gerçeklik yaratıyoruz kendimize. Sonra o gerçekliği derinden hissedip kendimize gerçeklerinde ötesinde bir gerçeklik yaratıyoruz. Geçmişi sürekli aynı noktada durup seyretmek ve zamana karşı tepkisiz kalmak istiyoruz daima. Geleceğin belirsizliğine karşı geçmişin korunaklı tellerinde kendimizi garantiye alıyoruz.Fakat kaçırdığımız bir nokta var ki; hastalıklı bir beyne giden yolları arşınlıyor olabiliriz. Bilimsel bir gerçekliği var mı bilmiyorum ama geçmişte yaşamak benim felsefemde bir çok akıl hastalığının başlangıcı olabilir. Zihin tutulması... geçmişin en güzel anında yaşama isteği... yakın zamanı unutmak ve an'ın kaybolması... Bu kadar iç döküş yeter dedin duydum:) tamam konuya geliyorum artık. Aslında burdan öyle güzel uzun bir yazı çıkar hatta hikaye. Sonra belkiiii. Kitaba gelirsek; beş ana başlıklardan oluşuyor ve bu oluşum nostaljinin bireyselden toplumsala nasıl evriliyor onu okuyoruz. İlk bölüm Anlatıcı ve Gaustin'in kliniği ile tanışma. Alzeheimer hastalarına zamana sığınmaları için odalar yapmak, geçmişte yaşayan hastaları mutlu etmek ve geçmişten bir gün ile o günü doyasıya hatırlamalarına yardımcı olmak. En sevdiğim kısımdı. Daha sonrasında bu tasarı toplumlara doğru gidiyor. onların yaşamak istediği on yıllar ile ilgili bir referanduma dönüşüyor. Sonraki bölümler toparlamaya çalışmaktan ibaretti. Sevdim mi evet en çok zaman sığınağı bölümünü... diğer bölümler biraz konunun bütününü bozmuş gibiydi. Unutmak ve hatırlamak üzerine bir ütopya oluştururken bunu evrensel bir şeye dönüştürmesi sıkıcı olan kısmıydı.
İnsan ve Duygular
Zaman SığınağıGeorgi Gospodinov · Metis Yayıncılık · 01,697 okunma