Kızılderili dendiğinde aklımıza ilk gelenler çadır, başa takılan bir tüy, ilginç isimler, yüzü boyalı insanlar, kovboy filmleridir. Ee bakalım gerçekten de öyleler mi?
Yaklaşık 40.000 yıl boyunca, yüz milyonlarca Amerikalının yerli ataları, geniş alana yerleşerek medeniyetlerini kurdular. İçinde bulundukları doğal çevrenin zenginliğiyle, bu yerlilerin bir kısmı küçük topluluklar halinde hayatlarını sürdürürken, diğerleri dünyanın en büyük ve en medeni yerleşimleri arasında olan İnka, Maya, Aztek gibi uygarlıkların yerleşim yerlerinde yaşamışlardır. Çok geniş bir alana yayılan bu insanların kültürleri oldukça eskiye dayanıyordu ve yaklaşık 2000 farklı dilde konuşuyorlardı. Peki bu insanlar kıtaya ilk olarak nereden geldiler?
Amerak'ya ilk olarak nereden geldikleri sorusu, yüzlerce yıldır sorulagelmiştir. Bazı kaynaklarda yeni dünyadaki ilk halkların kaynağının Avrupa, Asya, Ortadoğu, bazılarındaysa Afrika olduğu öne sürülmüştür. Amerika yerlilerin kökeni için günümüzde en çok kabul gören cevap ise; Kuzeydoğu Asya'daki yurtlarından göç eden insanların torunları olduklarıdır.
Hayat Kızılderililer için 1492'den önceydi. Peki o gün ne olmuştu?
12 Ekim 1492' de Kristof Kolomb Hindistan'a ulaşmak için çıktığı yolda Amerika kıtasını keşfetmiştir. İşte bu keşiften sonra Kızılderililerin kültürünün son bulduğu, haksızlıklara, katliamlara maruz kalmışlardır.
Bu insanlar öyle uysal, öyle barış severler ki, yeryüzünde bunlardan daha iyi bir ulus bulunmadığına ant içerim . Elli adamla bu halkın hepsini boyunduruk altına alabilir ve onlara her istediğimizi yaptırabiliriz. Ellerinde ne varsa, önerdiğimiz herhangi bir ıvır zıvır karşılığında veriyorlar, karşılık olarak kırık çanak ya da cam parçalarını bile kabul ediyorlar... Onlara ne verirsek, asla azımsamadan, derhal