Zaten zeki insanlar kurnaz olmaz, kurnazlar da zeki. Bu iki kavram arasında kesin bir zıtlık vardır. Einstein da kurnaz değildir, Mevlana da, Nietzsche de Hz.İsa da. Herhangi bir sokak kurnazı, bu büyük insanları iki dakikada kandırmayı başarabilir. Çünkü hem küçük hesaplara akılları ermez onların, hem de insanlıkla ilgili yüksek düşünceleri bu derece alçalmayı kavrayamaz.
Kapitalist dünyanın gerçek edebiyatı halk kitlelerinden uzaklaştırmasının ve bunu bir "entelektüel oyun" haline getirmesinin bir amacı var elbette .Çünkü söz sanatları, her zaman tehlikeli sayılmıştır. İnsanları düşünmeye, sorgulamaya, bilinçlenmeye, başkaldırmaya davet eder. Her iklimde , her rejimde ve yüzyıllar boyunca şairlerin , yazarların hapsedilmesinin hatta öldürülmesinin temel nedeni budur.
Eğer bir kitabı okumaktan hoşlanıyorsanız, harika. Hoşlanmadıysanız okumayın. Edebiyat ,size dikatinizi çekecek başka yazarlar sunacak kadar zengindir.
Ne kadar açık değil mi?
Hele bir cümlesi daha var ki ders niteliğinde:
"Bir kitabı okumaya zorlanmak saçmalıktır.
Bütün bunları yaparken ,bir de okurda " Galiba bende bir yanlışlık var .Kitap bir türlü ilerlemiyor, anlayamıyorum.Galiba aptalın biriyim ben" duygusu uyandırmak gerekir ki, işlem tamamlansın.........
Bazı eleştirmenler kolay okunan bir metnin kolay yazıldığı gibi bir zehaba kapılmışlar.Oysa kolayca okunan ve okuru sürükleyen derin metinlerin yazılması büyük bir emek ve dil yeteneği gerektirir..............
Ustalık dili aradan kaldırmakla olur..............
Ey sevgili okur! Eğer bir kitap kendini okutamıyorsa , ilerlemiyorsa, o zaman derhal o kitabı kaldırıp atmak ve dünyada okunmayı bekleyen nitelikli eserlere yönelmek en iyisi.
Kapitalizmin kafa karıştırıcı ürün pazarlama tekniklerinden kurtulmanın tek yolu , kendi okuma zevkinize güvenmektir.