Düşünen zihinler şu sözleri az kullanırlar :mutlular ve mutsuzlar. Hiç kuşkusuz başka bir dünyanın bekleme odası olan bu dünyada mutlu insan yoktur.
İnsanlar aslında aydınlıktakiler ve karanlıktakiler olarak ikiye ayrılır.
Karanlıktakilerin sayısını azaltıp, aydınlıktakilerin sayısını çoğaltmak, işte hedef budur. Bu yüzden " Bilgi!, Bilim " diye bağırıyoruz. okumayı öğrenmek ışığı yakmaktır ; tüm hecelemeler kıvılcımlardır.
Zaten aydınlık demek illa ki sevinç anlamına gelmez.Aydınlıkta da acı çekilir; ateşin fazlası yakar. Alev kanadın düşmanıdır. Uçmaya ara vermeden yanmak dahinin mucizesidir.
Bilgilendiğinizde ve sevdiğinizde daha fazla acı çekersiniz. Gün gözyaşlarıyla doğar. Aydınlıktakiler en azından karanlıktakiler için ağlarlar.
-İnsan üzerinde hep bir yük oluşturan ve suça meylettiren bir ten taşır ve ona boyun eğer .
-İnsan onu gözlemeli, bastırmalı,durdurmalı, ancak son raddede ona boyun eğmelidir. Bu itaat halinde günah işlenebilse de , bu, büyük bir günah sayılmaz. Bu bir düşüştür, ama dizlerinin üzerine düşme duayla telafi edilebilir.
- Bir ermiş olmak istisnadır, dürüst bir insan olmak kuraldır. Yanılın, gücünüzü kaybedin, günah işleyin ama dürüst olun.
- Mümkün olduğunca az günah işlemek insanın yasasıdır. Hiç günah işlememek meleğin düşüdür. Dünyaevi olan her şey günaha boyun eğer. Günah yerçekimine benzer.