Kitabin ilk bölümünü bitirdiğimde kendime sorduğum ilk soru "Müzeyyen sorun mu yaratıyor yoksa olan sorunu mu söylüyor?" oldu.
Bütün kitaba hakim olan bilinç akışı tekniği kitabı inanılmaz eğlenceli aynı zamanda da karmaşık hale getirmiş. Okurken karakteri çözümlemeye çalışmak ve bunu yapmaya başladığında üzüntüsünü hissetmek çok güzeldi.
"Her şeyin iyi gittiğini nerden çıkarıyorsun?" dedi
"Herif rüzgarı kendinden menkul uçurtmanın teki. Ara sıra telleri takılır gibi kadına geliyor gece yarısı."
"Fakat Müzeyyen bu derin bir tutku,"dedim. Tırsmaya başlamıştım. Haklı olabilirdi.
"Evet, biraz sapık ve tek taraflı bir tutku," dedi, arkasını dönüp gitti...