Puan vermedi·142 syf.··
Beğendi
·
2023 111. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 19 Aralık 2023 19:05
Merhaba. Bu ayın bir diğer okuduğum eseri Arthur Miller’in Cadı Kazanı tiyatro oyunu oldu. Hem akıcı, hem merak uyandıran ibret dolu bir hikâye. Olay, ABD’nin Salem şehrinde bir grup kız çocuğunun yalanlarıyla pek çok insanın cadılıkla suçlanmasını ve bunun neticesinde cadı avının başlamasını konu alıyor. Cadı avı, birçok masum insanın haklı-haksız gözetilmeden dini sömürerek, vicdansız, katı bir yönetimin hedef gösterilen insanların idam edilişini anlatıyor. 1950’lilerin ABD’sinde, tarihi McCartney dönemine eleştiri niteliğinde yazılan Cadı Kazanı, dönemin çok sayıda yazar ve entelektüelin hayatlarını karartmıştır. Etkileyici ve çarpıcı bir eser okumak isterseniz kesinlikle tavsiyemdir. #kitapalıntıları : ~PROCTOR ... Başkasına kötü diyen biri iyi midir her zaman? Hep çamur atanlar mıdır Allah'ın temiz kulları? ~PROCTOR ... Ne olacaksa olacak! Cennetle cehennem bizim sırtımızda dövüşüyor şimdi, her şey boş artık, her şey boş. Razı ol yazgına!.. Razı ol! Yazgı buymuş. Fazla bir şey de değişmedi aslında. Ne isek yine otuz, ama şimdi soyunduk, çıplağız... Evet, çıplak! Ve rüzgâr başlayacak esmeye, Allah'ın buz gibi rüzgârı! ~HALE ... Deliller en titiz vicdanlarda bile bir kuşkuya yer vermeyecek kadar sağlam olmalı. ~PROCTOR ... Yanıyor, alev alev yanıyor dünya! Şaytan'ın ayak seslerini duyuyorum, geliyor işte. Elli çeşit suratıyla görüyorum onu! Benim suratım onun suratı! Seninki, Danforth, seninki de onun suratı! İnsanları cehaletten kurtaracak olanların gevşemesi yüzünden, benim gibilerin gevemesi yüzünden, sizin gibilerin, yalana bile bile gerçek diyen sizin gibi kar vicdanlı insanlar yüzünden, Allah lanet ediyor soyumuza! Yanacağız, hep birlikte yanacağız Allah'ın ateşinde! ~ELİZABETH– İçinden geleni yap! Kimsenin ne diyeceğine bakma! Yeryüzünde Proctor'ın
Eleştiri-Kuram Senaryo-Oyun Tiyatro
Cadı KazanıArthur Miller · Mitos Boyut Yayınevi · 2011570 okunma
8/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2021 15. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 13 Temmuz 2021 12:47
Kafamın içindeki çelişkileri anlamlandırmaya çalışırken bu kitaba denk gelmeyi yine bir nasip sayarak, minik bir ipucuyla giriş yapmış olayım. Hayatımızı bilinçli veya değil, şekillendiren olgular, fikirler, çatalı kaşığı tutuşumuzdan, ahlak hakkındaki görüşümüze kadar, yaşayışımızın görünen ve görünmeyen yüzüne tecelli eden zihniyetimizden ibaret diyerek başlıyor bu kitabın yolculuğuna yazarımız. Yumurtayı sivri veya yassı ucundan, neresinden kırarsak kıralım, zihniyeti başından da tutsak, sonunda meydana getirmiş olduğu davranış kalıplarından da, ikisi de eninde sonunda birbirine ulaşacak, ikisi de sonuçta yumurtanın kırılması ile sonuçlanacak. Bizlere masumane görünen tek bir baş sallama hareketinin bile altında onu o sonuca götüren bir fikriyat varken, 'geri kalmış' ülkelerin, özellikle de bizi ilgilendiren kısım olan 'Müslüman' ülkelerin, bu olguyu gözetmeden, kendi geri kalmışlığını Batı'nın kendi iç sıkıntılarına sunduğu çözümlerle gidermeye çalışmasıyla birlikte, kafası karışmış topluluklar haline geldik. Ne bizi büyüten, içine doğduğumuz Müslüman kültüründen tamamen vazgeçesimiz var, ne de bize ait olmayan, bizim kendi sorunlarımıza uygun olmadığı için bunlara çözüm de olamayacak olan Batı kültürünü tamamen benimseyebiliyoruz. Ki zaten yapılması gereken bu da değil, her toplumun kendi biricikliği içinde sorunlarının ve bunlara sunabileceği çözümlerinin doğal olarak özgün olması gerektiği ortada. Bizler yüzümüzü kendimize dönme cesareti göstermedikçe de ne sorunumuzu ne de buna gereken, uygun olan çözümümüzü bulamayacağız, hazır yaşanmışlıkları mağazadan satın alıp uymayan bedenlerimize zorla giydirmeye çalışmaya ve yakıştı sanmaya devam edeceğiz, yakışması bir yana halen çıplağız üşümeye de devam ediyoruz. Tanzimat döneminden beri süregelen bu çarpık
Yumurtayı Hangi Ucundan KırmalıRasim Özdenören · İz Yayıncılık · 2022635 okunma