Yumurtayı Hangi Ucundan Kırmalı

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.188
Gösterim
Adı:
Yumurtayı Hangi Ucundan Kırmalı
Baskı tarihi:
Ocak 2018
Sayfa sayısı:
200
Format:
Karton kapak
ISBN:
9753551991
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İz Yayıncılık
Batı ve İslam; iki kültür ve tefekkürün arasındaki farklar nelerdir? Batı dünyası hakkında azgelişmiş ülkelere hangi yanıltıcı imajlar verilmektedir? Türkiye'de Batı ve Batılılaşma konusu, çağdaşlık ve bilimsellik gibi kavramlardan anlaşılması gerekenler relerdir? Batı uygarlığının paradoksları ve İslam'dan beklediği yardımlar hangileridir? Düşünce ve edebiyat dünyamızın önde gelen imzalarından Rasim Özdenören, insanımız için özellikle bu dönemde yeniden incelenip düşünülmesi gereken bu ve benzeri bir çok önemli konuyu büyük bir yetkinlikle tartışmaya açıyor.
(Arka Kapak)
Rasim Özdenören bu eserinde diğer kitaplarında olduğu gibi denemeler şeklinde değişik konulara değinmiş, genelde Batı'yı ele almış ve karşılaştırmalarda bulunmuş.Eserin içeriğine dair bir kaç konu başlığı saymak gerekirse, bunlar;

-İnsanın Konumu
-Batıya Bakış
-Türkiye de Batılaşmanın Yüzleri v.b
Kitap hakkında her ne düşünürseniz düşünün okumanızı kesinlikle tavsiye ederim. Insanı düşündüren , farklı acılardan kültür yozlasmasini anlatan hoş bir eser olmus. Yazarın okuduğum ilk eseri dini,siyasi, sosyal görüşlerini bilmiyorum ama kesinlikle okunup tavsiye edilebilir bir kitap diyebilirim.
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.541 Oy)8.826 beğeni28.691 okunma836 alıntı139.587 gösterim
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (15.294 Oy)19.058 beğeni43.361 okunma3.023 alıntı182.864 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.711 Oy)13.408 beğeni34.518 okunma3.410 alıntı145.997 gösterim
  • Bu Ülke
    9.0/10 (891 Oy)1.006 beğeni2.636 okunma2.057 alıntı26.026 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (7.567 Oy)9.072 beğeni25.341 okunma1.509 alıntı126.536 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.884 Oy)8.839 beğeni26.318 okunma2.654 alıntı114.696 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (9.278 Oy)9.242 beğeni25.609 okunma1.824 alıntı118.658 gösterim
  • Uçurtma Avcısı
    9.0/10 (9.698 Oy)11.443 beğeni28.494 okunma1.571 alıntı149.395 gösterim
  • Kuyucaklı Yusuf
    8.5/10 (4.990 Oy)5.400 beğeni17.313 okunma1.003 alıntı60.141 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.468 Oy)7.869 beğeni21.373 okunma3.997 alıntı129.293 gösterim
Düşünce (fikir) kitabı olup okuru biraz çıkmasına rağmen çok güzel konular ele alınmış. Yazarı tebrik ediyorum. Çok beğendim. Okumanızı tavsiye ederim.
Bu eserde yazar Batıyı; onun kültürünü, düşüncesini, vahşetini velhasıl samimiyetsizliğini ve süslü sözlerinin arkasındaki asıl gayeyi tanıtmış. Bizim bazı münevverlerin batıya bakışını ve Batının onlarda uyardığı intibaı farklı misallerle faş ediyor. Aslında bizlerin apayrı medeniyetin insanları olduğumuzu , bizim değerlerimizle onların değerlerinin ayrı olduğunu ideolojik örgüyü verdikten sonra bizim çıkarımda bulunmamızı istiyor. Kitabın sonuna doğru yazar, fikir, asıl gaye üçgeninde beyin fırtınası yapacaksınız. Müstefit olunuz.
Rasim Özdenören'in yazım tarzını severim,akıcıdır. Ancak bu kitap belki sayfa sayısının çokluğundan belki birden fazla konuya temas etmesinden,daha doğrusu "batılılaşma" fikri etrafında çok konuya deyinmesinden dolayı bitirmesi zaman alan bir kitap oldu benim için. Okurken bağımsız birçok konuda bilgi sahibi oluyorsunuz. Tespitleri "evet yaa,aynen ya" dedirten cinsten. Zihin açıcı,kafanızı vererek okumanız gerek yoksa anlayamazsınız. Bazı cümleleri aklımda kelimesi kelimesine tutmayı istedim çünkü çok temel noktalara parmak basmıştı. Genel anlamda akıcılığı daha az, arada başka kitaplar okuyarak sonrasında geri dönüp devam edebileceğiniz ya da ara ara bölüm bölüm okuyabileceğiniz bir kitap.

Kitabı son sayfasına kadar kendimi biraz da zorlayarak okudum ve sonunda bitti. Bunca sayfadan sonra okuyacağım son iki sayfanın tam bana hitap edeceğini bilemezdim. Sırf o iki sayfa için bile 'iyiki okumuşum' dediğim bir kitap oldu. "Bakış açısı" adlı son bölüm kısacık olmasına rağmen hayat mottonuzu değiştirebilecek güce sahip.Etrafımızda bize sıradan gelen "harika"ları yeniden görmemizi sağlayacak. Sağlamasa da bu yine bizim kaybımız olacak.

Zira bizim bakışlarımızda kaybolan hayret, bakışımızın değdiği hadisenin harikalığından bir şey kaybettirmez.

Selametle...
Batılılaşma sürecine bütüncül bir yaklaşım. 'Şöyle mi yapsak, böyle mi yapsak diye düşünmek ne kadar doğru? Her halükarda yumurta kırılmış olacağına göre...' Katılmamak ne mümkün.
Batının modern tutumları arasında, kendi ilimsel gerçekliğine tutunmaya çalışan insanların, fikirsel iz düşümlerinin yazarın gözlem gücüyle bir araya gelerek söylenme halidir, yumurtayı hangi ucundan kırmalı… Durum garp veya şark meselesi olmamakla birlikte, batı hayranlığının yıllar öncesinde bile bugünkü canlılığını koruduğunun resmidir aslında, Rasim Özdenören"in cümleleriyle çizdiği resim.
Kitap, yazarın diğer kitaplarının da basıldığı İz yayıncılık mührüyle, indeksiyle birlikte iki yüz kırk sayfa olarak çıkıyor karşınıza. Yazar kitabı tam altı bölmeye bölüyor fikirsel bütünlüğü sağlamak adına. Kitap kapağı da manidar aslında, bir dolu batı hayranlığının resmedildiği( benim algılayışım bu) kapakta, bir elin parmakları arasında duran yumurta ve kırılan ucundan yeşeren nergis çiçeği, islamı hatırlattı bana.
Batı ve İslam konusunda ki mevzularda epeyce kafa yoran Özdenören bu kitabında da okuruna dürtüsel mesajlar vermeyi ve okuyanına kendisini sorgulatmayı da ihmal etmiyor. Okurun kendini sorgulayış hali Rasim Özdenören"in neredeyse tüm kitaplarının ortak özelliği aslında. Her kitap okuyanını kendi içinde sorguya çekebilir ama üzerinde düşünülesi çoğu cümle her kitapta bu kadar bir araya gelmez.
Kitap ilk olarak 1987 yılında yazılmış. Aradan geçen yirmi yıl yazarın kitaptaki bazı kısımları adeta yeniden yazılmasına sebep olmuş. Bu nedenle kitabın kapağını açtığınızda bu durumla ilgili bir açıklama bekliyor sizi.
Avrupa hayranlığımızın genişleyerek yayılması durumuna dikkat çeken yazarın kitabında ayırmış olduğu her bölüm, kendi çerçevesi içinde değerlendirildiğine haklılık payı büyük olan fikirler.
İnsanın Konumu
Kitabın ilk bölümde insanın konumuna, yazarın bakış açılarının yöndeşliği vurgulanıyor. Bu bölüm on altı yazıdan oluşmakta.
Batıya ayna tutan bir tavırla müslümanın kendi tarihsel ilişkilerini, hatta din kökenini irdeliyor. Bu aynadan yansıyanları tümüyle kabul etme varsayımını kesin bir dille reddediyor Özdenören. Batının aynadan yansıyan tüm görüşlerini, sorgusuz sualsiz kabul eden salt çoğunluğa, karşı çıkmakla birlikte, bu kabullenişin vebalinin ödenemeyeceği fikrinde yazar. Kitabın genel havasına sirayet eden Batının yararlı özelliklerini kabullenme, diğer kısımlarını reddetme hali insanın konumuyla özdeşleştirilince, bu fikre sahip olan aydınların ve halk insanın girdiği girdabı irdeliyor. Bu düşüncesini destekleyen en güzel cümlelerinden biri de kitabın bu kısmında yer alıyor: …"Bu ülkenin insanları Batı uygarlığına evet derken genellikle onun aslına değil, fakat kafalarında uyandırılan bir hayale evet demektedirler."
İki kültür arasında ki farka, eylemsel süreçlerin değer yargılarına dokundurmalar yapıyor. Kültürlere ait bilimsel yaklaşımlarında ise bir yanlışa herkes inanıyor diye o yanlışın doğru olduğu anlamını çıkarmamız gerektiğine de önemle değiniyor.
İnsanın konumu, insan olmanın ölçütleriyle çelişiyorsa eğer yazarın konumsal perspektifinden değerlendirdiği ölçüte kulak vermeden edemiyor insan: "İnsan olmanın, üstün insan olmanın ölçüsü mümin olmaktır. İnsanları birbirinden ayıran ölçüde budur. İslam, Müslümanlar arasında eşitlik kurmuştur. Ancak dirilerle ölüler, alimlerle cahiller, bilenlerle (mümin) bilmeyenler (kafir) bir sayılmazlar."
Hak olan inanca sahip olmanın tereddüt konumunda bekleşen beşerlere, varacakları minvali, kitabın bu bölümünde fikirsel işçiliğiyle güzel işlemiş yazar.
Batıya Bakışlar
Kitabın ikinci kısmı, on iki yazıdan oluşmakta. Her başlık kendi kapsamında Batıya olan bakış açımızı, bir kez daha gözden geçirmemiz adına, bizi iknaya çabalan bir dolu cümle barındırmakta.
Batıya dair paradoksların doğruluk süzgecinden geçirilmeye çalışıldığı, Batının mevcut problemlerinin kendi içinde dahi çözülmez bir hal aldığını bize güzel örneklerle anlatıyor yazar : "Batının problemi mevcut temel dizge içerisinde çözümlenecek gibi görünmemektedir. Temelinde tabiatı tahribe yönelmiş bir uygarlıkta, bazı alanların etrafını çitle çevirip orayı milli park diye ilân ederek tabiatı seviyormuş pozuna bürünmesi, aynı mantığın getirdiği bir başka paradoks sayılmalıdır" Buradan Rasim Özdenören"in yazıda teşbih sanatını en iyi icra eden ustalardan biri olduğunu anlamakta mümkün ayrıca!
Batılı insanların özel hayatları üzerinden fikirsel "ahlak"sızlıklara değiniyor yazar. Kuralların tümüne uymanın, ahlaksızlığı ahlaklı hale getirmek demek olabileceğine de dikkat çekiyor ayrıca. İlminin yüksek olduğuna inandığımız ve adına bilim adamı dediğimiz beşerlerin her dediğini sorgusuz sualsiz doğru kabul etmemizi batılı bakışlar üzerinden eleştiriyor yazar.
Batının yadırganacak eylemlerini belli kılıflara sokulduğunda mübah sayan insanlığın, aynı eylemi kılıfından çıkararak değerlendirmesini istiyor Özdenören. Vicdani muhasebemizde yereceğimiz birçok eylemi belli kılıflara sokulduğunda alkış tutmamızı eleştiriyor.
Özdenören Batının bizi dinen, fikren ve edeben yozlaştıracak her türlü eylemini, objektif bir bakış açısıyla değerlendirmemiz adına sarsıyor bizi. İyi ediyor elinde cümle silahı olan bu adam, ustaca kullanıyor fikirlerinin koruyucusu olarak gösterdiği cümlelerini.
Hukuk
Batı Hukukunun aslında bilindiği gibi Hıristiyanlığa dayanmadığına birincil koşulunun Roma hukuku olduğuna değiniyor yazar bu bölümde. Batı hukukunun söylevleri ile uygulamaları arasında ki tezatlardan bahsediyor yer yer.
Bu bölüm içerisinde ki Batı Usulü Boşanma başlıklı yazısında ki Özdenören fikirleri, insanın aklını karıştıracak cinsten, mutlaka okunması gereken bir kısım. Hem haklı görüyorsunuz yazarı yer yer hem de haksız. Sonuçta güncellenmiş fikirlere aykırı gelen bir durum gibi görünse de yazılanlar mantığınıza yatıyor savunduklarını düşününce bir yerde.
Batı hukuku ve İslam hukuku karşılaştırılıyor suç ve cezanın irdelendiği bölümlerde.
Batıyı dinamik bir toplum olarak görmesiyle birlikte, sosyal uyumsuzluk probleminin çokluğuna buna bağlı olarak hukuksal olaylara ve toplumsal kurallara en çok Batı toplumunda ihtiyaç duyulduğuna dikkat çekiyor yazar.
Türkiye"de Batılılaşmanın Yüzleri
Türkiye olarak Batı"yı anlayış şekillerimiz ele alınmış bu bölümde. Türk aydın ve yazarların Batılı fikirleri, eleştirileri üzerinde durulmuş.
Batı uygarlığına bir kereliğine verilecek bir tavizin bile toplumsal sonuçlarının ağır olacağı hakkında ki fikirlerini, Peyami Safa"nın batılı fikirsel eylemlerle alakalı şikâyetleri üzerinden atıfta bulunan yazar, bazı şeyleri kabullendikten sonra Peyami Safa"nın şikâyetinin yersiz olduğunu savunuyor.
Batı ahlakının bizim değer yargılarımızla çeliştiğini ancak kendi değer yargılarında bir mihenge vurulacağından bahsediyor.
Çoğu Türk aydının Batıyı ilmi olarak kültürel ortamlarına almak istediğine dikkat ediyorsunuz okurken. İslami yozlaşmaya karşı olmaları ortak noktaları gibi görünse de bu aydın ve yazarların kendi içlerinde düştükleri tezatlıkları güzel bir şekilde irdeleyerek okuyucu önüne çıkarmış yazar.
Güncel Manzaralar
Batının kendi kültürümüzle olan ayrıklığına güncel meselelerle ayna tutuluyor bu bölümde. Çağdaş olmakla bilimsellik içgüdüsünün birbirini nasıl bir kara kutuya çevirdiğini anlatılıyor. Çağdaşlık eyleminin cümlede kalmaması, kültürel yozlaşmamıza izin verilmeksizin gelişimi kendi benlimizde aramamızı öğütlüyor cümle aralarında Rasim Özdenören.
İnsanların aldanmak ve aldatılmak adına ne derece hevesli olduklarının altını çiziliyor. Batı merakımız uğruna yaşamımızı kolaylaştıracak öğeleri ters algılayışımızdan tutun, Batının hayatımıza uyguladığımız bir takım icraatlarını da nasıl işimize geldiği gibi kullandığımızdan bahsediliyor. Kısaca Rasim Özdenören"in elinde cümlelerden bir ayna, gözümüze doğru fikirsel ışıklarını yansıtıyor. Gözünüz kamaşıyor, yer yer katı buluyorsunuz fikirlerini ama cümle sonunda aynada kendi içsel söylencelerinizin resmini görüyorsunuz aslında.
Bu bölümde ki fikrini beyan ettiği en esaslı cümlesi ise: " Batının uygulamalarındaki motifini iyice görebilmek için, onu İslam"ın kıstaslarına göre yargılamak gerekiyor."
Birkaç Yazar, Birkaç Çizgi
Bu bölümde Batılı yazarların fikirleri üzerinden düşüncelerini dile getiren Özdenören, Batı taklitçiliğine olan eleştirel tavrını Dostoyevski"nin ağzından söylencelerle destekliyor.
Malthus"la ahlaki bozlukların ne derece sıradanlaştığını ve görmezden gelindiğine dem vuruyor.
Robespierre ile İslam"ın bir seçim olarak kişinin benliğine giremeyeceğini ancak Mevlâ"nın ol demesiyle hükmünün seçilen kişide tecelli edeceği fikrini beyan ediyor.
Batılı yazarlardan daha birçoğunun fikriyle kendi fikirlerini destekleyen, tezatlıklarını ve içine düştükleri paradoksları yine kendi cümlelerinde arayıp bulan Özdenören, kitabının bu bölümünde de iyi bir cümle işçiliği sergiliyor.
***
Son olarak Batıya İslami bir bakış açısıyla yaklaşan yazar, yumurtayı hangi ucundan kırarsak kıralım içinden öz benliğini yitirmemiş bireyler çıkması temennisinde aslında. Baktığı her yönde, hikmetli ve hayretli gözlerin bakışlarını özlemekte…
Yumurtayı Hangi Ucundan Kırmalı
Rasim Özdenören
İz Yayıncılık
Gülnaz Eliaçık - 18.02.2014
Beşeri ilişkiler, günübirlik isterlerin sonucu olarak kurulmakta, bu ilişkilere genellikle bir süreklilik izafe edilmemektedir. İlişki kurmayı gerektiren olayın kesilmesiyle, insanlar arasındaki ilişki ve iletişim de son bulmaktadır.
Bir yanlışın herkes tarafından benimsenmiş olması o yanlışı yanlış olmaktan çıkartmaz.
Rasim Özdenören
Sayfa 26 - İz Yayıncılık - 2. Baskı
Tanrıya tapmayı reddeden insan, kendine tapmaya başladı. Tanrıya kul olmayı reddedeyim derken kendi kendine kul oldu.
Bugün, Müslüman kalabalıkların içinde bulunduğu durum ilginçtir. Onlar, saf bir İslami zihinle donanmış değiller, onlar açıkça inkardan ve küfürden yana oylarını vermiş de değiller; tersine Müslüman olduklarını ve böyle kalma arzusunda olduklarını söylüyorlar; böyle olunca da dinin ölçülerine göre, kimse aksini iddia edemez. Fakat bu Müslüman aynı zamanda, Batı uygarlığının kendisinine telkin ettiği zihniyeti benimseme durumunda kalmıştır.
Rasim Özdenören
Sayfa 15 - İz Yayıncılık - 2. Baskı

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yumurtayı Hangi Ucundan Kırmalı
Baskı tarihi:
Ocak 2018
Sayfa sayısı:
200
Format:
Karton kapak
ISBN:
9753551991
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İz Yayıncılık
Batı ve İslam; iki kültür ve tefekkürün arasındaki farklar nelerdir? Batı dünyası hakkında azgelişmiş ülkelere hangi yanıltıcı imajlar verilmektedir? Türkiye'de Batı ve Batılılaşma konusu, çağdaşlık ve bilimsellik gibi kavramlardan anlaşılması gerekenler relerdir? Batı uygarlığının paradoksları ve İslam'dan beklediği yardımlar hangileridir? Düşünce ve edebiyat dünyamızın önde gelen imzalarından Rasim Özdenören, insanımız için özellikle bu dönemde yeniden incelenip düşünülmesi gereken bu ve benzeri bir çok önemli konuyu büyük bir yetkinlikle tartışmaya açıyor.
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 84 okur

  • Esma
  • Selma Kavurmacıoğlu
  • Zehra Seyfi
  • Ömer ATALAN
  • Elif Uğur
  • Şeyma Nur Yıldız
  • Şevval
  • Deniz Kara
  • Tuğba Seven
  • fatma totan

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4
14-17 Yaş
%4
18-24 Yaş
%28
25-34 Yaş
%28
35-44 Yaş
%20
45-54 Yaş
%16
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%54.2
Erkek
%45.8

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%47.4 (9)
9
%26.3 (5)
8
%10.5 (2)
7
%10.5 (2)
6
%0
5
%5.3 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0