Selamun aleykum.
Öncelikle şunu belirtmeliyim ki; giriş, gelişme, sonuç bölümlerini ve ayrıntılı bir analiz incelemesi yapılmasını doğru bulmuyorum. Daha samimi ve kitaptan ne hissettiğini, ne kazandığını ve insanlara bunu en içten duygularla yansıtan incelemelerin yazılması daha doğru zannımca.. Bu hareketle her okurun tereddütsüz ve doğal bir düşünce sahibi olmasına zemin hazırlayabilir. Zira site de incelemelere çokça rağbet edildiği de söylenemez. O yüzden doğallıktan yana olmanızı ve herkesleşmemenizi tavsiye ederim. :)
Bu güzel esere gelince, uzun zamandır okumaya heveslendiğim bir kitaptı.. Çünkü yaşam içerisin de her zaman doğrunun direnişine sempati duymuşumdur. Bu sayede kitaba olan ilgim arttı ve daha bir şevkle okumama neden oldu diyebilirim...
Dünyanın her yerinde bir direniş söz konusu.. Herkesçe bilineni ise hayatta kalma, hayata tutunma direnişi... Bu her sıradan insanın olgusu.
İnsan için en zorlu direniş ise; özgürlük, düşünce ve vatanın direnişidir.
Direniş bunlar için veriliyorsa eğer, en anlamlı desteği hak ediyordur demektir. Her işgal altındaki topraklarda, özgürlük direnişçileri ile olamasakta, bu yazamamıza ve duyuramamıza engel teşkil etmiyor! Bugün benim de elimden yazmak geliyorsa eğer, bende bu güzel ve anlamlı direnişi, direniş sözcülerini duyurmaya ve okuyup doğruları bilip bulmalarına vesile olmaya çalışacağım İnşeAllah..
Biliyorsunuz birçok İslam ülkesi işgal ve zalimin zülmü altında.. En başında gelenler ise: Filistin, Afganistan, Doğu Türkistan, Suriye, Irak, Arakan, Çeçenistan, Mısır, Patani ve daha sayamadığım onlarca müslüman toprakları var. Bunların ortak yönü daha önce de belirttiğim gibi Müslüman olmaları.
Yazar da bu ortak payda da buluşmuş ve yaşananları, baş roldeki karakterlerden duymak için zorlu yollardan ve meşakkatli
Bütün dünyada direnişlerin sembolü olmuş şahsiyetlerin birnevi mücadelesinin anlatıldığı güzel bir eser karşınızda, Bush'a Ayakkabı fırlatan Muntazar el Zeydi'den daha niceleri savaş meydanlarındaki röportajlara kadar sıcağı sıcağına meşakketle oluşturulmuş eseri okumanızı tavsiye ederim...
Bu kitapta anlatılan İslam uğrundaki direnişçilerin liderleri ile yapılmış röportajlar var. Olayların gerçek yüzünü haber ajanslarındaki yalan yanlış bilgiler yerine Adem Özköse'den dinlemenizi tavsiye ederim.
Özellikle Orta doğu ve islam devletlerinin direnislcilerini anlatan, Meseb, ıdeoloji ve fikirlerini ortaya koyarak yazılmış bir kitap gerçekten çok zevkliydi..
Dünyanın farklı yerlerinde, bizim belki de adını bile ilk defa duyduğumuz yerlerde...Sadece müslüman oldukları için ve dinlerini özgürce yaşamak için aynı acıyı, aynı zulmü yaşayan müslüman direnişçilerin düşüncelerini, yaşadıklarını, hissettiklerini her şeyi göze alarak bazen kaçak yollarla, bazen ölüm tehlikesiyle karşı karşıya gelerek, bizlere aktarmış yazar.
Emperyalizmin, siyonizmin, faşizmin hüküm sürdüğü mücadelenin, direnişin yuvası olmuş bu topraklarda direnişçiler, ailelerinden, sıcak yuvalarından, meslek sevdalarından, dünyanın çekiciliğinden en önemlisi de canlarından vazgeçerek dinlerini ve izzetli bir yaşamı arzuluyorlar. Onlar kendi deyimleriyle "özgürlük savaşçıları", bizlere unuttuğumuz, nefsimizin ve dünya sevgisinin kararttığı İslam davasını, zulüm altında, ölümle burun buruna dinlerini yaşamaya çalışan kardeşlerimizi hatırlatıyor, yüreklerimize bu gerçeği bir kez daha, acı bir yara gibi bastırıyorlar.
Rabbim onların ve dünya üzerinde İslam için direniş gösteren tüm kardeşlerimizin yar ve yardımcısı olsun, bizleri de sadece seyirci kaldığımız için ıslah etsin.
Dünyadaki mücahit şahsiyetlerin batı tarafından algı operasyonlarıyla yanlış tanıtıldığı önyargıyla yaklaştığımız bir çok kişinin hayat mücadelesini bizat kendileriyle olan röportajlarıyla ele alan Adem Özköse abimizin bu eseri bütün tabularınızı yıkacak bir içeriğe sahip tavsiye ederim.Okurken büyük keyif aldım.İslam coğrafyası hakkında bilgi sahibi olmak isteyen, direniş ruhunu içinde barındıran herkesin severek okuyacağını düşünüyorum
Adem Özköse abi dünyaca ünlü direniş liderleriyle yaptığı röportajları konu almış kitabında, sadece ümmet coğrafyası kitabı kaldı okumadığım onu da en kısa zamanda alıp okuyacam inşaALLAH.
Başarılı gazeteci Adem Özköse’nin 2011 yılında yayınlanan “Söz Direnişçilerde” eseri son derece önemli bir çalışma. Bugün, başta bizim medyamız da olmak üzere, dünya medyası gerçeği görmemize ve doğruları bilmemize engel oluyor. Örneğin daha haberin başında “terör örgütü Taliban, El-Kaide, vs” gibi söylemlerle, durulan ve bakılan nokta belli ediliyor.
Ne demek istediğimi bir örnek ile açıklayayım. Batı neresidir? Akla ilk gelen Avrupa oldu sanırım. Çünkü zihnimize bu işlendi. “Batı neresidir” sorusuna verilecek en doğru cevap “nereye göre” sorusunu sormaktır. Türkiye’ye göre Avrupa batıdır ancak Çin’e göre ise Türkiye batıdır. Terör kavramı da böyledir. “Kime göre, neye göre” soruları sorulmalıdır.
1 milyon Iraklının ölümüne sebep olan ABD başkanı George W. Bush, 2008 yılında Bağdat’ta pişkin pişkin gülerek, eğlenerek bir basın açıklaması yapar. Düşünsenize ülkenizi işgal etmiş, 1 milyon insanınızı öldürmüş, bir o kadarını yaralamış, binlerce kadının namusunu kirletmiş ABD ordusunu yöneten bu kişi bir de pişkin bir şekilde gülerek Iraklı direnişçilere terörist demektedir! Bu rezilliğe daha fazla dayanamayan Muntazar el-Zeydi ayakkabısını Bush’a fırlatarak gerçek teröristin kendisi ve ABD olduğunu hatırlatır ve böylece Bush’un hak ettiği konumun ancak ayaklarının altı olduğunu ifade eder.
Durum bu işte. ABD Irak’ı işgal ettikten sonra Amerikalı askerlere karşı mücadele eden insanlara terörist denildi. Oysa bu olayda gerçek terörist ABD idi. Iraklı tüm milisler ise kendi ülkesini, vatanını, namusunu ve dinini korumaya çalışan direnişçilerdi.
Dünyanın her yerinde, medya aracılığıyla bu kirli oyunlar oynandı ve kendi vatanı, namusu ve dini için mücadele eden Müslümanlar terörist olarak yaftalandı. Filistin’de Filistinliler terörist değildir, İsrailliler teröristtir.
Medyanın yalanlari ile vatanını ve dinini korumaya çalışan bir çok insana önyargı ile yaklaşıldı. Adem özköse bizzat bu şahsiyetler ile röportaj yapıp gerçeği ögrenebilmemiz için meşakkatli ve zor bir serüven geçirmiş. umarım bu yolculuk ,bu kadar emek ve bu değerli kitap amacına ulaşır ve herkes doğruyu, doğruları görür ve anlar .
Bu kitap zor ve meşakkatli, bir o kadar da maceralı bir sürecin ardından ortaya çıktı. Kitapta bulunan röportajları gerçekleştirmek için bir bölgeye girerken kimi zaman kılık değiştirdim, kimi zaman sınırlarda para karşılığında kaçakçılarla anlaştım. Çatışmaların ortasında kaldım, peşimdeki istihbarat ajanlarını atlatmaya çalıştım, gözaltına alındım, sorgulandım. Özellikle Bağdat'a direnişçilerle görüşmeye giderken şehrin girişinde durdurulup başıma silah dayandığı anı ve Afganistan'da bir saate yakın şiddetli bombardıman altında kaldığım, yanımda insanların ölüp yaralandıkları o zor dakikaları sanırım hayatımın sonuna kadar unutamayacağım. Çünkü o anlar, artık dünyaya veda etme vaktimin geldiğine inanmış ve melekleri beklemeye başlamıştım. İnsan, ölümün kıyısından tekrar yaşama geri döndüğü vakit çok farklı duygular yaşıyor. Hatta hayata alışmakta bile zorlanıyor.
Direnişçilerle ve direniş gruplarıyla ilgili karalamaya yönelik, uzaktan yapılan değerlendirmelere asla itibar etmedim. Çünkü savaş bölgelerinde gazetecilik yaparken uzaktan, masa başından yapılan değerlendirmelerin hiç de doğruyu yansıtmadığına bizzat şahit oldum. Bundan dolayı aylarca farklı coğrafyalarda direnişçilerle birlikte kaldım ve günlerce onları dinledim. Kitabı okurken siz de Filistin'den Afganistan'a, Patani'den Çeçenistan'a, Irak'tan Filipinler'e kadar geniş bir coğrafyada yolculuk yapma fırsatı bulacaksınız. Ayrıca dünyaca ünlü direniş liderlerinin hayatlarıyla ilgili bilinmeyenleri, bu kişilerle ilgili benim kişisel gözlem ve düşüncelerimi de okuyacaksınız.
Gazeteci, yazar. 1978 yılında Samsun’un Çarşamba ilçesinde doğdu. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümünden mezun oldu. Gazeteciliğe 2004 yılında Vakit gazetesinde başladı. Başta Irak, Afganistan, Patani, Keşmir, Suriye, Güney Lübnan, Gazze, Arakan, Darfur ve Moro olmak üzere dünyanın birçok savaş ve kriz bölgesinde gazetecilik yaptı.
2007-2011 yılları arasında Suriye’nin başkenti Şam’da dört sene kalarak Gerçek Hayat dergisinin Ortadoğu Temsilciliği’ni yürüttü. Sancaktar dergisini çıkaran kadroda yer aldı. Diriliş Postası’nda günlük yazılar yazdı. Dünyanın dört bir tarafına yaptığı uzun yolculuklar belgesellere dönüştü. Bu belgeseller başta TRT olmak üzere birçok televizyon kanalında gösterildi. Kitapları farklı dillere çevrildi.
ESERLERİ:
Cennete Otostop (2011, 2017), Söz Direnişçilerde (Söyleşiler, 2011), Ümmet Coğrafyası (Gezi, 2017), Seyyah (Gezi, 2014), Rotamız Alem-i İslam (Gezi, 2017), Kaçak Yolcu (Gezi, 2017), Esir & Gerçek Bir Esaret Hikayesi (Roman, 2019)