Dışarıdan bir şeyler kazanabilmek için, içeriden bir şeyler yitirmek, yani şan şöhret, mevki, şatafat, unvan ve şeref kazanmak için huzurunu, boş zamanını ya da bağımsızlığını ya bütünüyle ya da önemli ölçüde feda etmek büyük bir budalalıktır.
Dünyanın herhangi bir yerinde elde edilebilecek çok fazla şey yoktur. Acı ve sefaletle doludur her yan ve eğer insan bunlardan kaçmayı başarabilirse de can sıkıntısı her köşe başında onu beklemektedir.
Zira bir insan, kendi benliğinde ne kadar çok şeye sahipse dış dünyadan o denli az şeye gereksinim duyacak ve gerçekte diğer insanlar da onun için o denli az şey ifade edeceklerdir. Büyük dahilerin, sosyal bir insan olmama eğilimi göstermelerinin nedeni de budur.