Yaşamak, düşmekle kalkmak arasında geçirdiğiniz korkulu, ümitli, telaşlı zamanın adı. Düşüp düşüp kalkma sanatı. Ben maalesef pek başarılı olamadım. Çünkü kalkabilmek için, düşerken aldığınız yaraları iyileştirmeyi bilmeniz gerekiyor.
Öyle lodosçu, fırsatçı, öyle sinsi bir asalaktır ki o, yaptığınız ve yapmadığınız, sahip olduğunuz ve olmadığınız her şeyi davetiye beller. Kapıyı kapasanız pencereden, pencereyi çivileseniz bacadan girer ve ayak bastığı yeri talan eder. Bana da öyle yaptı. Suçluluk illeti işlediğim suçlardan çok daha fazla zorlaştırdı hayatımı. Çünkü suç saklansa da suçluluk kalır. Yastığın üzerinde uykusuzluk lekesi, kalpte kimliği meçhul ağrı, kursakta bekleyen taş gibi kalır.
Hayat gelir ve geçer. Ağır ve karanlık ve yorucu ve uykusuz ve zalimdir hayat. Umduğunla başına gelenler arasında dünyadan güneşe uzanan yol kadar mesafe vardır.
Eşsizliği tüm diğer kadınlarla aynıdır. Oysa her kadın başka türlü bir derinlik, başka türlü bir kuyudur. Ve açını iyi ayarlamasını bilirsen her kadın kendi dünyasında çok katmalıdır. Sırf bir dünya kurabildiği için.