Tam eyvah şimdi yandın lana derken olay bambaşka bi yere evrildi.heyecan ve gerilimin hiç azalmadığı bi kitap daha.yine sadece 1 günde su gibi akıp bitti.serinin 4. Kitabını okumak için heyecanlanıyorum.
Sadece 1 günde okuuup bitireceğiniz ve serinib diğer kitalarını okumak için meraktan çıldıracağınız kitap serisi.ilk kitaptan çok etkilenmiştim ki ikinci kitapta kpnılar bambaşka bi hızda ilerliyor.olay örgüsünü az çok tahmin etsenizde heyecan ve gerilimi hissediyorsunuz.
Bir kitap sitesinde okuduğum yorum sonrası merak edip aldığım bi kitap serisinin bu kadar etkileyeceğini tahmin etmezdim.sanki yüksek gerilimli bir korku filmi izliyormuşum gibi şuan 3. Kitaptayım ama her kitap efsane.
Kitabımız kaldığı yerden devam ediyor. Hadley'nin şüpheleri ile onu araştırmaya başlayan Lana kendini başka bir cinayet işlerken bulur. Bu sefer geçmişte ona yardım etmeye çalışan arkadaşına ihtiyacı olan sadece Lana değildir.
Kitap hayal kırıklığına kesinlikle uğratmıyor. Aksiyonu bol oldukça güçlü olan bir karakter ve çok iyi olay örgüsü. Yine diyorum iyi ki kitapların çıkması için beklemişim yoksa bu onlardan sonra bekleyebilmemin imkanı yoktu
Bu seriye başlamak için tamamlanması bekledim. Herkesin çok sürükleyici olduğunu hemen devamını okumak istediklerini duyunca beklemek istedim. Ve bütün yorumlara katılıyorum. Uzun zamandır gördüğüm neredeyse bütün türlerde en kısa kitap ve buna rağmen içinde her şey vardı çok dozundaydı ve bana bir kitabın güzel olmak için uzun yazılması ya da içinde çokça betimleme olması gerekmediğini tekrardan gösterdi. Kitap kesinlikle merak uyandırıcı, bir çırpıda bitti ama bunun sayfa sayısıyla alakası yok. Ayrıca katilin kadın olması çok hoşuma gitti. Büyük oranda katil erkek olur ama burada intikam ateşiyle yanan bir kadın var ve oldukça vahşi cinayetler işliyor. Bu fikre kesinlikle bayıldım. Devamını da heyecanla ve hemen bitireceğime eminim. Çok iyiydi.
Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama Sanatı (The Subtle Art of Not Giving a F*ck), Amerikalı yazar ve blog yazarı Mark Manson tarafından kaleme alınan, geleneksel kişisel gelişim kitaplarının "her zaman pozitif ol" dayatmasına meydan okuyan, küresel çapta büyük başarı yakalamış sarsıcı bir modern felsefe ve rehber kitabıdır. Yazar, alışılagelmiş pembe tablolar çizmek yerine, hayatın gerçekleriyle yüzleşmeyi ve acıyı kabullenmeyi temel alan ters köşe bir yaklaşım sunar.
Mark Manson’ın ana tezi, her şeyi kafaya takmayı bırakıp sadece gerçekten önemli olan birkaç şeyi önemsememiz gerektiğidir. Yazara göre hayat kısıtlıdır ve enerjimizi her küçük soruna harcarsak mutsuz olmamız kaçınılmazdır. Kitap, "kafaya takmamayı" boşvermişlik veya umursamazlık olarak değil, neyin önemsenmeye değer olduğunu seçme becerisi olarak tanımlar.
Manson, hayatın acılardan, başarısızlıkl屋さん ve pişmanlıklardan muaf olamayacağını savunur. Gerçek mutluluğun sorunsuz bir yaşam sürmekle değil, çözmekten keyif alacağımız doğru sorunları seçmekle mümkün olduğunu belirtir. Kitap boyunca; kusursuzluk yanılgısı, sürekli özel hissetme arzusu, kurban psikolojisi ve ölüm gerçeği gibi ağır konuları samimi, esprili ve bazen de oldukça sert bir dille masaya yatırır.
Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama Sanatı; modern dünyanın yarattığı sürekli mutluluk ve başarı baskısından yorulan okurlar için, sınırlarını kabullenmenin, sorumluluk almanın ve daha samimi, gerçekçi bir yaşam kurmanın yollarını gösteren pratik ve dürüst bir başucu eseridir.