Öğrenmek, eski bilgileri çürütüp yerine yenilerini eklemek sancılı bir süreçtir; bu süreci benimsemek ve hayatın parçası haline getirmek rahatsızlığı güzellemek olarak sanılabilse de, gülün dikenine katlanmak olarak tanımlayabileceğimiz şahsi bir gayedir. Ki modernlik yanılgısıyla düşülen, medeniyetten uzak, kişiselleştirilmiş hazlara odaklı algoritma yeni kazanımlara ulaşmamızı engellemek için her saniye çalışır, ayrıca aynı amacı güden başka şirketlerle de sözde gövde gösterileri yaparak yarışır. Toplumun bir zamanlar ehemmiyetli gördüğü, iradesiyle tercih ettiğini sandıkları da bu yanılsamanın çekirdeğindeki temizlenmesi gereken virüslerden bir tanesidir, fakat gelin görün ki hasta olduğunu kabul etmeyenin tedavi olma gibi bir isteği de olmaz. İyileşmek istemeyen birini tedavi olmaya zorlamak ta insan olmanın en belirgin özelliği olan iradesine bir hakaret niteliği taşır. Bu durumda hodbin sayılabilecek davranış, sürüden ayrılıp kendi yolunu çizmektir ve baskı kültürümüzün aksine sürüden ayrılanı daima kurt kapmak zorunda da değildir, zira bunu söyleyen kurtlar sürüsü koyunları topluca mideye indirmek isteyen oburlardan başkası da olamaz. Dik başlılık olarak görülebilecek bu tavır, bariz şekilde hayat kurtardığı kadar, belirli çizgileri bulanıklaştırma tehlikesinde bırakabilir. Çünkü insan, beyninde yaşadıkça yarattığı gerçeklikler, nicelikten ziyade niteliğe yönelir, soyut anlamlar somutluk kazanır, yürünen yolun zorluğu ileriye gittikçe çıkılması güç bataklıklar ortaya çıkarır. Batmamak isteyen ya şansına ya da tesadüflere güvenip adımlarını emin ellerde olduğunu sayıklarak atabilir; bir başka seçeneği de ayrıldığı sürüden tamamen kopmadan, yabancılaşmayıp kendine de yabancı olmadan paylaşımlarını sürdürmesi; sosyal özünü sanrılarla kapatmaması, ferdî bir tartıya