kutsallığın bozulması, adanmışlığın nesne haline gelmesiyle, kaybolmasıyla olur. bu yalnız dışarıdan izleyenler için değil, kendi kendini gözlemleyen için de bir nesne haline gelmek demektir. her iki durumda da dolaysız, özgün sahicilik, yani varoluşsal karakter, kaybolma, başkaları tarafından ya da kendi kendini gözlemleyen bir duruma dönüşme tehlikesi ile karşı karşıyadır. bir başka deyişle, başkalarının veya kendinin gözlemleri sonucunda aşkın "ben"liği kaybolur, "o"nun olur
bilinçdışı bir gücü (potentia) bilinçli bir eyleme (actus) çevirmelidir; ama amacı eninde sonunda yeniden bilinçdışı davranışı (habitus) yaratmak olmalıdır.
zoraki içgözlem, bilinçdışı derinlerde gerçekleşmesi gerekenleri bilinçli olarak "yapmak" isteği, sanatçının önüne bir engel olarak çıkabilir. her türlü gereksiz yansıma burada ancak zarar verir.