bir ıstırap kaması beynimi ikiye yardı ve zulmedilen ya da zulmeden hepimizin vahşiliğinin ötesinde, dört köşe gri taşların sertliğinin ötesinde, senin solgun yüzünü ve zeytuni badem gözlerini tanıdım.
bazen, geldiğim noktayı yeniden değerlendirdiğimde, beynimde kocaman karanlık tuvallerin hareket ettiğini hissediyorum, uyurgezer gibi yürüyorum ve çürüme sürecim hiçbir zaman görülmemiş bir rüyanın yapısı içinde yer alıyormuş gibi geliyor.
şeytan olan ben değilim, o. ben oynarım ama o yaptığı her şeyde ciddidir. sana ağır bir darbe indireceğinde önceden uyarır. bunu gülümseyerek söyler. ve bittiğinde seni yerden kaldırıp sevgiyle üstünü silkeler, canını çok yakıp yakmadığını falan sorar. melek gibi. hergele.