sırtında bir gömlek, piyanosunun başına oturmuş. ağzında bir tütün tadı, zihninde belli belirsiz bir melodinin hayaleti. some of these days. tom, kıç cebindeki içki şişesiyle birazdan gelecek, birlikte deri koltuklara gömülüp ağzına kadar dolu bardaklarla viski içecekler, gökyüzünün ateşi göğüslerini yakacak; sıcak ve sınırsız bir uykunun ağırlığını hissedecekler. ama önce şu melodiyi not etmeli. some of these days, you'll miss me honey.