iclal

piyanonun üstündeki kâğıt bıçağını alıp ucunu diyaframıma dayadı. bıçağı hayali kesim çizgisinin üstünde gezdirdikten sonra kaldırıp gözlerimin önünde salladı. işte böyle başlayacağım. iç organlarından. önce sana şanslı bir hayat yaşadığını düşündüren bütün o romantik saçmalığı çıkaracağım. sonra derini yılan derisi gibi yüzüp o huzurlu sinirlerini zıplatacağım. bıçağın altında şu anda olduğunda daha canlı olacaksın. bir bacağın eksik halinle neşeli görüneceksin. başın dudaklarında ebedi bir sırıtışla şömine rafının üzerinde duruyor olacak.
Reklam
sırtında bir gömlek, piyanosunun başına oturmuş. ağzında bir tütün tadı, zihninde belli belirsiz bir melodinin hayaleti. some of these days. tom, kıç cebindeki içki şişesiyle birazdan gelecek, birlikte deri koltuklara gömülüp ağzına kadar dolu bardaklarla viski içecekler, gökyüzünün ateşi göğüslerini yakacak; sıcak ve sınırsız bir uykunun ağırlığını hissedecekler. ama önce şu melodiyi not etmeli. some of these days, you'll miss me honey.
ançua yızzıgi apsua yımırtı