Ceren

Ceren
55 okur puanı
Şubat 2021 tarihinde katıldı
Bedenlerde, "oIması beklenen" herhangi bir șey yoktur. Sorun, şeklin büyüklüğü ya da kıllar, hatta her şeyden iki tane olması da değildir, çünkü bazıları öyle değildir. Vahşi soru șudur: Bu beden hissediyor mu, zevkle, yürekle, ruhla, vahși olanla doğru bağlantısı var mı? Mutluluğa, sevince sahip mi? Kendi tarzınca hareket edebiliyor mu, dans edebiliyor mu, hafif hafif sallanabiliyor mu, çalkalanabiliyor mu? Başka hiçbir şey önemli değildir.
Sayfa 237·Kitabı okuyor
Reklam
Kelebek Kadın sadece eziyet çekenlerin, aziz olanların ya da sadece efsanevi güçleri olanların dönüșüme uğrayabileceği yönündeki hatalı fikri düzeltir. Benliğin dönüşmek için dağları taşıması gerekmez. Biraz yeterlidir. Biraz, çok yol kateder. Biraz, çok șey değiştirir.
Sayfa 236·Kitabı okuyor
Vahși psişede beden, kendi başına bir varlık olarak anlaşılır, bizi seven, bize bağımlı olan bir varlık; kimi zaman bizim anne olduğumuz, kimi zaman da onun bize anne olduğu bir varlık.
Sayfa 232·Kitabı okuyor
Eğer ona kendi bedeninden nefret etmesi öğretilirse, annesinin onunkiyle aynı şekle sahip olan bedenini nasıl sevebilir? Ya büyükannesinin bedenini, peki ya kızlarının bedenlerini? Atalarının beden yapılarını ve biçimlerini miras almış olan, ona yakın diğer kadınların (ve erkeklerin) bedenlerini nasıl sevebilir? Bir kadına bu şekilde saldırmak, onun kendi halkıyla ilişkisinden duyduğu haklı gururu yok eder ve onu boyu, endamı, şekli ne olursa olsun, bedeninde hissettiği doğal ritimden yoksun bırakır. Kadınların bedenlerine yönelik saldırı, özünde, kendisinden öncekilere olduğu kadar ondan sonra gelecek olanlara da yönelik uzun menzilli bir saldırıdır.
Sayfa 226·Kitabı okuyor
Ancak, güzelliklerine ve güçlü kalma yeteneklerine rağmen, kurtlardan kimi zaman şöyle söz edilir: "Ah, çok açsın, dişlerin çok arzuların çok yoğun." Kurtlar gibi, kadınlarla ilgili olarak da sadece belli huyları, sadece belli, kısıtlı arzuları kabul edilebilirmiş gibi konuşulur. Bu tavra genellikle, kadının büyüklüğü, boyu, yüşü ve şeklinin, tek ya da istisnai bir ideale uygun olup olmadığına göre, ahlaki bir iyilik ya da kötülük tutumu eklenir. Tek bir güzellik ve davranış idealine uyan huy, tavır ve çerçevelere sokulmaya çalışılan kadınlar, hem beden hem de ruh açısından tutsak düşer ve bir daha özgürleşemezler.
Sayfa 222·Kitabı okuyor
Reklam