Öyleyse, ister içe, ister dışadönük olun, ister kadınları seven bir kadın, ister erkekleri seven bir kadın, ister Tanrı'yı seven bir kadın ya da bunların hepsi birden olun, ister basit bir kalbe sahip olun, ister bir Amazon'un tutkularına, ister bir işin en iyisini yapmaya çalışan biri olun, ister yarına bırakan biri, ister esprili olun, isterse de üzüntülü, soylu ya da ayaktakımı; her durumda Vahşi Kadın size aittir. O tüm kadınlara aittir.
Hemen söyleyeyim, vahși benliğin dünyasına açılan kaplar az, ama değerlidir. Derin bir yara iziniz varsa, o bir kapıdır; eski, çok eski bir öykünüz varsa, o da bir kapıdır. Gökyüzünü ve suyu tahammül edemeyecek kadar çok seviyorsanız, o bir kapıdır. Daha derin bir hayatı, eksiksiz bir hayat, makul bir hayatı özlüyorsanız, o da bir kapıdır.
Vahşi Kadın kadınları nasıl etkiler? Vahşi Kadın, müttefikimiz, önderimiz, modelimiz, öğretmenimiz olursa, iki gözümüzle değil, birden çok gözü olan sezginin gözleri aracılığıyla görürüz. Sezgiye sahip çktiğımızda, yıldızlı göğe benzeriz: Dünyaya binlerce göz araclığıyla bakarız.
Vahşi doğa şifa bohçalarını tașr: Bir kadınin olmaya ve bilmeye gerek duyduğu her șeyi tașır. Her șeyin dermanını taşır. Öyküler ve düşler, sözcükler ve şarkılar, işaretler ve simgeler taşır. Hem araç hem de amaçtır.
Doğanın içinde büyümüş olduğum için şanslıydım. Orada, yldırım çarpmaları bana ani ölümü ve hayatın geçiciliğini öğretti. Fare yavruları, yeni yașamların, ölümü bir parça hafflettiğini gösterdi. Topraktan "Yerli boncuklar", fosiller çıkardığımda, insanların uzun ama çok uzun bir zamandır burada bulunduklarını anladım. Kafamın üstüne konan kral kelebekleri, gece taklarım olan ateşböcekleri ve bileziklerim olan zümrüt yeșili kurbağalar sayesinde, süslenmenin kutsal sanatını öğrendim.
Bir anne kurt, ölümcül şekilde yaralanmış yavrularından birini öldürdü; bu bana, hașin bir şefkati ve ölümün nihayete ulaşmasına izin verme gereğini öğretti. Daldan düsen ve tekrar yukarı trmanmaya çalışan tüylü tırtllar, bir amaca yönelik çalışmayı öğretti. Kolumu gıdıklayan yürüyüşleri, cildin nasıl canlanabileceğini ögretti. Agaçların tepesine tırmanmak, günü geldiğinde cinselliğin nasil hisler uyandırabileceğini öğretti.
Günümüz kadını, bulanık bir etkinlikler yumağına dönüşmüs durumda. Herkes için her sey olmaya koşullandırılmıştır. Eski bilgeliğin modası, uzun süre önce geçmiştir.
Ruh kuşları (kelebekler)