Ibnü'l-Arabi diyor ki:
Allah âlemi en güzel şekilde yaratmış ve türlü çeşit güzelliklerle süslemiştir. Gayba ait hikmetleri de bu aleme yerleştirmiştir. Arifler bu süs ya da zîneti büyük bir aşk, zevk ve hayranlıkla temaşa ederek kendilerinden geçmişler, fena mertebesine yükselmişlerdir.
Tasavvufta, "kesb-i kemâl seyr-i cemâl" ( güzellik temaşası insanı olgunlaştırır) diye bir özdeyiş vardır; yani, insanın kulluk bilincinin, Allah'ın cemalini, tabiattaki güzellikler üzerinden seyir ve temaşaya dönüşmesi.