“Erkeklerin, öldürülmemek için değil de, çocuklarının önünde vurulmamak için yalvardıkları bir ülkeden geliyorum. Orada sıradan insanlar, canlarını alacağını bildikleri bir insanın yüzüne bakmanın ne demek olduğunu öğrendiler. Orada insanlar hem gözlerini kapamaktan hem de bir daha açmaktan korkarlardı”.
“Hayatım bir yokluğun üzerine kuruldu. Her bir mutluluk, geceleri yağan kara karşı lambayla aydınlanan her bir pencere, yaz güllerinin uyuşuk kokusu, hepsi onun yokluğuyla ilişkiliydi. Bu dünyadaki her şey, onun arkasında bıraktıklarıydı.”