“Orhan’la birbirine uzun bir koridorla bağlanmış iki dost gezegende yirmi dört yıl geçirdik. Ziyaretlerimiz de olurdu, olmaz değil, ben bazen kahve yapar kapısını çalar, o bazen okuduğu bir kitaptan çok etkilendiği bir paragrafı bana da okumak için parmağını arasına kıstırdığı kitapla oturma odasına koşardı. Ayırsan ayıramazsın, bağlasan bağlayamazsın bir evdi bizimki. İtinayla koruduğumuz sınırlar çerçevesinde, kavgasız, gürültüsüz, barışık geçti yıllar”
“İşte size bahar, işte dallarda tomurcuklar, arılar, karahindibalar, dönmeye devam ediyor dönmekte olan, bana olanları derhal unutup yaşamı yeniden hatırlamanız için size bir uyarı bu. “