"20 Nisan 2010'da, BP'nin Deepwater Horizon adlı petrol kuyusu platformu Meksika Körfezi'nde patlarken, 11 platform işçisinin ölümüne ve petrol endüstrisinin (ya da bu konuda dünyanın) en geniş deniz kirliliğine neden oldu. 30 Mayısta, BP'nin CEO'su Anthony 'Tony' Hayward felaket ve diğerleri üzerinde etkileri üzerine bir gazeteciye görüşlerini bildirdi:
' Onların hayatlarına mal olan bu büyük karışıklıktan dolayı üzgünüz. Tüm bunların bir an evvel sona ermesini benden fazla isteyen olamaz. Hayatımı geri istiyorum.'
Burada 'ağzımız açık kaldı' terimini kullanmak gerek. Biz tarihe geçecek ve 11 kişinin hayatını kaybettiği bir çevre felaketinden bahsediyoruz ve o 'hayatını geri' istiyor. Bazen bir kriz, bu tür bir narsistik özelliklerin açığa çıkmasına yeter: 'Hiçbir şey benden önemli değildir.' "
"Gülümseyişindeki farkın nedeni de buydu zaten.İdam ya da müebbet alanlar muhattaplarından teselli aramak , istemek yerine muhattaplarına teselli edercesine gülümserler. Her an veda ederlermiş, her an gideceklermiş ya da herkesten sonraya kalacaklarmış, herkes artlarında kalacakmış gibi. Buna, bunlara üzülmememizi hatırlatır, tembihler gibi. İyi olduklarını belirtir gibi. İyi olacaklarını. Öyle gülümsüyordu."