Onların korkusu Hypatia’nın inançsız bir insan olması değildi; bilimi ve aklı kullananın, hepsinden daha fasla cesaret sahibi olanın, gözleri hepsinden daha uzağı görenin, gerçekleri korkmadan açıklayanın; duyduklarıyla değil okuduklarıyla, deneyimleriyle ve bilime olan inancıyla konuşan birinin bir kadın olmasıydı. Eğer bunları bir erkek söyleseydi, belki de sadece yoldan çıkmış inançsız biri olarak görülürdü. Ama Hypatia, bunları söylediği için yakılması gereken bir cadı damgası yedi. Çünkü söylediklerinden çok cinsiyetiydi onları korkutan.