Haksızlıklara, adaletsizliklere ve zalimliğe karşı susmak, tipik bir esaret örneğidir. İlla dört duvar arasında olmak değildir esaretlik, insanın kendini kendi iradesi içerisinde suskunluğa hapsetmesi, çağımızın en bilinen esaret biçimidir.
Küçük şeylerle insanları oyalayanlar, büyük işler yapmak isteyenleri de aslında bu şekilde engellemeye çalışıyorlardı; halkı kendi tarafında çekersen, onlara her istediğini yaptırırsın. Hypatia’yı engellemek ve onu yok etmek için uğraşanların en büyük silahı buydu: halkı istedikleri şeylere inandırma gücü…
Dini gruplar tarafından “Hepimiz kardeşiz” sözü her ne kadar kabul ediliyormuş gibi görünse de, bunun bir kadın tarafından söylenmesi kabul görmüyordu. Bunu ancak bir lider söyleyebilirdi. Herkesin kardeş olduğu gerçeği bile kimin söylediğine bağlıydı. Eğer bu bir kadınsa üstüne biraz düşünmeli ya da sıradan halktan biriyse dikkate alınmamalı….Çünkü onlara göre kadın sessizliği ve uysallığı öğrenmeliydi.