Şeyma Uğurlu

Abdullah Cevdet, tek düşmanı vardı: istibdat. İhtiyarı menfaasına ayak basar basmaz milletlerarası maceracılar aldı etrafını. Ne istiyorlardı? Devlet-i Aliyyeyi parçalamak. Hayalperest şair padişaha savaş açan bir gazetenin başyazarı oldu. Ama halka yayılamadı gazete. Halk halifeye bağlıydı. Abdullah Cevdet anladıki: Önce Osmanlı’nın kafasını değiştirmek lazım, kafasını ve kalbini..
Sayfa 141·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bu ülke 89’dan beri su alan bir gemi. Fransız ihtilali yalnız batı feodalitesinin değil, İhtiyar Şark’ın da ölüm çanı. Osmanlı bir başka medeniyetin varlığını o zaman fark eder. Henüz ne imanını kaybetmiştir ne haysiyetini. Zirvelerden bakar diyarı küfre. Avrupa maddedir, kendisi ruh..
Sayfa 135·Kitabı okudu
Tercüme sanatların en gücü: Başka bir iklimde, başka bir çağda doğan düşüncenin kendi toprağımızda dirilmesi.
Sayfa 119·Kitabı okudu
Altın neden yerin derinliklerinde? Okurken araştırmaya çıkacağınız maden: yazarın düşüncesi veya niyeti. Araçlarınız: zeka ve bilgi. Kayayı kıracak, madeni eriteceksiniz. Önce kelimeyi fethedeceksiniz, sonra heceleri, harfleri.
Sayfa 110·Kitabı okudu
Hoca öğretmen oldu, talebe öğrenci. Öğretmen ne demek? Ne soğuk, ne haysiyetsiz, ne çirkin kelime. Hoca öğretmez , yetiştirir, aydınlatır, yaratır. Öğrenci ne demek? Talebe isteyendir; isteyen, arayan, susayan.
Sayfa 101·Kitabı okudu