Kitaplar, beni gidemeyeceğim yerlere bir çırpıda alıp götürdü. Hayatımda hiç karşılaşamayacağım insanların itiraflarını bana anlatıp hiç göremeyeceğim kişilerin yaşamlarını gösterdi. Hissedemediğim duygular ve başıma hiç gelmeyen olaylarla dopdoluydu.
Aslında ninem, annemin yazar olmasını istemiş. Dahası ömrü boyunca evlenmeden, yapayalnız kalarak güzelce yaşlanacak bir "kadın yazar" olmasını dilemişe benziyordu. Aslında bu, ninemin geçip giden zamanı geri verilecek olsaydı kendisinin de arzuladığı bir hayattı.
Beyindeki badem şeklindeki bölge, küçükse ortaya çıkan belirtilerden birisi korkunun bilinmemesidir. Cesur olmanın iyi bir şey olduğunu düşünmek yanlıştır. Çünkü korku, yaşamı sürdürmek için içgüdüsel bir savunma mekanizmasıdır.