Fromm sevgiyi özerkliğin bir boyutu olarak görür. "Komşunu kendini sevdiğin gibi sev," öğüdünü, "Kendime duyduğum sevgi başka herhangi bir varlığa duyduğum sevgiyle kopmaz şekilde bağlantılıdır," şeklinde algılar. Fromm'a göre bu paradoks, yani bireysellikle birleşmenin diyalektiği kaçınılmazdır.
Fromm'a göre sevgi , ticari bir fikre karşı başkaldırıdır. Fromm bilhassa parlak kağıtlara basılmış ve mutlu bir evliliğin kurumsal bir orta kademe yönetim olarak gösterildiği dergileri hor görüyordu.