Nuh Tepesi'nde geçen o tiradı biliyor musun Nisera? "Benden özür dileyeceksin." Ne zaman duysam içimde bir yere dokunuyor. Çünkü insanın hayatında öyle kırgınlıklar oluyor ki artık açıklama istemiyor, telafi istemiyor, haklı çıkmak bile istemiyor. Sadece karşı tarafın bir gün gerçeği görmesini bekliyor. Ben de sana bunu söylemek istiyorum. Bir gün benden özür dileyeceksin. Karşıma geçip yüksek sesle değil, gözlerimin içine bakarak değil. Hatta belki hiçbir zaman bana söylemeyeceksin. Ama kendi içinde edeceksin o özrü. Kimsenin duymadığı, kimsenin bilmediği bir yerde. Ve işin en zor tarafı da bu olacak zaten. Çünkü insan başkasına yaptığı şeyi unutabiliyor ama vicdanına anlattığı hikâyeyi değiştiremiyor.
Şimdi belki haklı olduğunu düşünüyorsun. Belki verdiğin kararların arkasında duruyorsun. Belki kendine anlattığın sebepler seni rahatlatıyor. İnsan kendini ikna etmeyi öğreniyor çünkü. Yoksa yaşamak çok zor olurdu. Ama zamanın garip bir huyu var. O gün anlaşılmayan şeyleri yıllar sonra alıp insanın önüne bırakıyor. Bir cümlenin ağırlığı yıllar sonra hissediliyor. Bir vedanın neyi bitirdiği çok sonra fark ediliyor. Bir insanın değeri ise yokluğuna alışmaya çalışırken anlaşılıyor.
O gün geldiğinde beni değil, kendini düşüneceksin. Benim sana verdiğim sevgiyi, sana gösterdiğim sabrı, kalman için ne kadar uğraştığımı düşüneceksin. Yorulduğum halde vazgeçmediğim günleri hatırlayacaksın. Sana kızgın olduğum halde iyi olmanı istediğim zamanları hatırlayacaksın. Ve belki ilk kez şunu anlayacaksın; ben senden mükemmel olmanı istememiştim. Hata yapmamanı da istememiştim. Sadece kalmanı istemiştim. İnsan sevdiği kişinin yanında kalmasını istemeyi bile çok görmemeli kendine.
İşte o zaman içinden sessizce özür dileyeceksin. Kimse duymayacak. Belki yüzünde hiçbir şey değişmeyecek.