7/10
·192 syf.··
2026 41. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 15:41
Jale Sancak’ın Uyanan Güzel romanı, kadınların iç dünyasını ve kendini bulma mücadelesini etkileyici bir dille anlatıyor. Olaylardan çok karakterlerin ruhsal yolculuğuna odaklanan eser, sakin ama düşündürücü bir okuma deneyimi sunuyor. Bazı bölümleri ağır ilerlese de, insanın kendine ve hayatına dair sorgulamalarını artıran, üzerinde düşünülmesi gereken bir roman.”
Duygu ve Düşünce
Uyanan GüzelJale Sancak · Sia Kitap · 202691 okunma
9/10
·400 syf.··
2026 47. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 23:52
“Bazen insanlar olmadık zamanda sizi şaşırtır ve birden bu zamana kadar onsuz nasıl yaşadığınızı bilemezsiniz” Bu kitabı birkaç yıl önce okumuştum ve o zaman da çok beğendiğimi hatırlıyordum. Dizisi çıktığı için tekrar okumaya karar verdim ve aynı duygularla okudum; tabii ki yine çok beğendim. Sanırım bu seriyi sevmemin en büyük nedeni şu: Uzun zamandır dark romance okuyorum ve sürekli red flag karakterlerle karşılaşıyorum. Dark romance türünü seviyorum ama soft bir aşk okumayı da özlemişim. Hatta tamamen green flag bir erkek karakterle karşılaşmayı ne kadar özlediğimi bu kitap sayesinde fark ettim. Soft ama bir o kadar da smut dolu bir kitaptı.Seriyi bitirdikten sonra diziye başlamayı planlıyorum ve şimdiden diğer kitaplar için heyecanlıyım.Konusuna gelecek olursak; Hannah, kendi halinde yaşayan, derslerinde oldukça başarılı bir üniversite öğrencisi. Hannah, Justin Kohl isimli bir hokey oyuncusuna platonik olarak aşık. Ancak geçmişte yaşadığı travmalar nedeniyle insanlara ve ilişkilere açılmakta zorlanıyor. Garrett ise Hannah ile aynı sınıfta olan, hokey takımının kaptanı ve Briar Üniversitesi'nin meşhur kötü çocuğu. Bir sınavdan kalınca hem kaptanlığını hem de hokey kariyerini riske atıyor çünkü takımda kalabilmesi için o dersi geçmesi gerekiyor. Bunun üzerine Hannah ve Garrett bir anlaşma yapıyor. Hannah, Garrett'a derslerinde yardım edecek; Garrett ise Hannah'nın Justin'e yaklaşmasına yardımcı olacak. Ama tabii ki işler planlandığı gibi gitmiyor ve bu ikili zamanla birbirlerine aşık oluyor. Kitap o kadar soft, o kadar tatlıydı ki... Uzun zamandır okurken beni bu kadar güldüren, mutlu eden ve romantik havaya sokan bir kitap okumamıştım. Hannah ve Garrett'ın ilişkisini okumak çok keyifliydi. Eğer siz de biraz red flag karakterlerden ve ağır ilişkilerden
AnlaşmaElle Kennedy · Yabancı Yayınları · 20223,160 okunma
Reklam
Acı, seni hiçbir zaman aynı kişi olarak bırakmaz...
10/10
·224 syf.·
2026 64. kitabı
Herkese selam. Çok ama çok sevdiğim bir seriyle geldim. Gerçi ben çok sevdiğimi söylüyorum ama bence "ya çok seversin ya nefret edersin" serisi bu, ortası yok. Seri kesinlikle herkeslik değil. İçinde ağır travmalar, kanlı sahneler, c*nsel saldırı geçmişi, işkence gibi psikolojik olarak rahatsız edici unsurlar var. İçerisinde romantizm barındırsa da ana tema intikam. Ben 5 kitabı okudum ama sanırım bir de tek kitap olarak çıkmış. Tavsiyem onu almanızdır ben bekleyemedim onu djdj. Merakta bırakıyor çünkü djdj. Ana karakterlere baktığımızda Lana Myers, tam bir badass girl. Kurtarılmayı beklemiyor tam tersine kontrolü daima elinde tutan güçlü bir kadın karakter. Logan Bennett ise klasik bir dark romance erkeği gibi dark alfa erkeği değil. Tam tersine düzgün ahlaklı, koruyucu bir yapısı var. Bu da ikili arasındaki dinamiği ilginç kılıyor çünkü burada iki karanlık kişinin toksik ilişkisinden ziyade birbirine merhem olma, iyileştirebilme durumu var. Yazım dilini ben çok beğendim; akıcı, merak uyandırıcı. Wattpad vari bulanlar da olacaktır tabii ama dediğim gibi ben sevdim. Tüm seri boyunca o "ahlaki ikilemi" dibine kadar hissediyorsunuz. Başınızdan çok korkunç şeyler geçtiğinde ve adalet sistemi sizi yüz üstü bıraktığında yaptıklarınız için pişmanlık duyar mısınız? Sürekli kendinizi seri boyunca Lana'nın yaptıklarına hak vermek vermemek arasında gidip gelirken buluyorsunuz. Lana'nın geçmişi empati yeteneğinizi diri tutuyor. Haydi kitabın konusuna geçelim; Ben intikam temasını çok severim, belki de intikam alamayacak kadar yorgun bir ruha sahip olduğum içindir. Öyle ya intikam sürekli geçmişte yaşatır insanı çünkü. Ama Lana Myers geçmişte yaşamaktan hiç de gocunmuyor. Aksine geçmişi diri tutuyor. Ve karanlık listesinde çizdiği her isimle içinizin yağlarını eritiyor. Çünkü
1000Kitap
Mindfck 5: Her Yeri Kızıla BoyaS. T. Abby · Artemis Yayınları · 2026154 okunma
Sesi hayati ve hafif. Korkacak bir şey yok.
10/10
·208 syf.·
2026 11. kitabı
Merhaba 1000Kitap, 21 Haziran’da, Babalar Günü’nde bitirdim. Bu tesadüf bile kitabın etkisini benim için daha da artırdı. Kitabın son sayfasını kapattıktan kısa bir süre sonra babamı aradım. Babalar Günü’nü kutladım, hediyesini alıp almadığını sordum. Sesindeki o heyecanı, o çocuksu sevinci duyunca uzun süre düşündüm. İnsan bazen anne-babasını hep olduğu gibi kalacak sanıyor. Oysa zaman sessizce geçiyor ve bazı anların değeri, yaşanırken tam olarak anlaşılamıyor. Bu kitap bana en çok sevdiklerime daha sık sarılma isteği verdi. Onların varlığının kıymetini biraz daha derinden hissettirdi. Ama aynı zamanda insanın içinde başka bir kapıyı da aralıyor. Çünkü aile dediğimiz şey yalnızca sevgiyle değil, bazen yaralarla da örülü. Bizi büyüten ellerin bıraktığı izler de var, bizi hayata bağlayan sıcaklığı da. Hangisi daha ağır basıyor, hangisi daha galip geliyor sanırım bunun cevabı herkeste farklı. Bir anne olarak kitabı okurken kendimden de parçalar buldum. Çocuklarımın bana topladığı birkaç papatyanın beni nasıl mutlu ettiğini düşündüm. Çocuklardan gelen küçücük şeylerin bile insanın kalbinde nasıl kocaman bir yer açabildiğini yeniden fark ettim. Sonra babamın aldığı o küçük hediyeyi düşündüm. Belki de sevgi, çoğu zaman büyük sözlerde değil, böyle küçük ama unutulmaz anlarda saklı. Georgi Gospodinov, ölümün kaçınılmazlığına bakarken hayatın kıymetini hatırlatmayı başarıyor. Kitap boyunca hüzün hep yanı başınızda yürüyor ama bu karanlık bir hüzün değil daha çok insanı sevdiklerine yaklaştıran, onları biraz daha sıkı tutmaya çağıran bir hüzün. Özellikle babasını kaybetmiş okurların bu kitabı çok daha farklı bir yerden hissedeceğini düşünüyorum. Bu vesileyle hayatta olmayan tüm babalara Allah’tan rahmet diliyorum. Kitap bittiğinde geriye şu duygu kaldı içimde: Bir gün
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,5bin okunma
7/10
·308 syf.··
2026 16. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 11:26
Marai’den okuduğum ikinci kitaptı. İlk kitapta( Mumlar Sonuna Kadar Yanar ) dilinden ve olay örgüsünden büyülenmiştim, belki diline alıştığım için İşin aslı,Judit ve sonrası beni o seviyede etkileyemedi. Kitap iki kadın bir erkek arasındaki aşk üçgeni gibi dursa da en az değindiği konu aşktı. 3 ana karakterden olayları dinliyoruz. Ilonka Peter ve Judith.Kitapta bazı bölümleri okurken kitabın beni içine sürüklediğini hissederken bazı bölümlerde boğulduğumu hissettim. Dili yer yer ağırlaştı ve okuduğumu anlamak için kendimi kitaba vermek zorunda hissettim. *Spoıler * Ilonka kocasından kendi hissettiği gibi bir aşk ister ama karşısında belki kendisini bile sevemeyen Peter vardır. Kitapta en yakınlık duyduğum karakter Ilonka oldu, Judith ve sonrasında bile koruduğu sakinliği ve Petere sanki bir hastaymış gibi son ana kadar yanında olabilmesi insanüstü bir iyilik haliydi. Kitapta Juditin yıllar sonra ‘Hello’ diyerek açtığı telefon sonrası Peter’in veda bile etmeden evden fırladığı bölümde kitap okumuyor da ihanete uğramış gibi hissettim. Edebiyatın en güzel yanı belki hiç tadamayacağımız duyguları bu derinlikte yaşatması sanırım. Peter ve Judit’in aşk sandıkları şey aslında birer zihin yanılsamasıydı.İlerleyen bölümlerde bunları itiraflarından anlıyoruz. Juditin yıllar süren ince planı sonrasında küçük bir burjuva olmaya hak kazandığındaki doyumsuzluğunu okurken yazar sanki bizi uyarmaya,proleter sınıfındaki insanlara karşı dikkatli olmamız gerektiğini anlatmaya çalışıyor gibi hissettim. Kitapta burjuva ve proleterlerin arasındaki çatışmalar çok güzel tasvir edilmiş. Juditin burjuvaları anlattığı kısımlar gerçekten ilginçti, sonradan Marai’nin de bir burjuva olduğunu okudum. Naçizane bir eleştirim olabilir kitapta; ilk iki kısımda bolca eğitimden geçmiş ve kitap okumuş iki kişinin
İşin Aslı, Judit ve SonrasıSándor Márai · Yapı Kredi Yayınları · 20194,489 okunma
9/10
·145 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 02:05
Uzun süredir bu platformda alıntılarım dışında bir şey paylaşmıyorum. Hele inceleme yazmayı hiç haddim olarak görmüyorum. Alıntı paylaşırken de amacım çoğu zaman kütüphaneme ekleyemediğim kitapların altını çizdiğim satırlarını burada muhafaza etmek. Bugün bu incelemeyi yazma sebebim de Figen Hanımla karşılıklı ağlaştığımız duygu yoğunluklu bir okur yazar buluşması. Kitap kulübümüzle okumaya karar verdiğimiz bu esere başladığımda henüz ilk sayfada gördüğüm ağır dil ve sokak jargonu ben de önyargılar oluşturdu. Açık olmak istiyorum "Annem babam yaşındaki kadın bizim kuşağı anladığını zannediyor. Çok muhtemel bu 'güya yüksek' empatisinden kaynaklı da bizi uyarmak ve öğütler vermek istemiş. Bunu da araya bizim jenerasyondan iki üç kelime katarak konuşturduğu Z kuşağı üç ana karakterle yapmış ve ortaya bu ders çıkarabileceğimiz ibretlik kitap çıkmış herhalde." dedim. Evet biraz çabuk verilmiş keskin bir yargı ama her gün okulda, evde, sosyal medyada her yerde Z kuşağı aşağı Z kuşağı yukarı denilip karşılaştığımız senaryo bu değil mi? Elleri sopasız ancak yargılarını sopa yapmış, iyi niyetli, çok bilmiş yetişkinler. Kitap kısa dedim, beraber okuyacağım insanları yarı yolda bırakmayayım dedim, yazarla tanışma fırsatım da olacak dedim ve devam ettim okumaya. Günlerdir ilk bölümden sonra elimin gitmediği kitap 2 saat içinde bitti. Figen Şakacı, Tomris Uyar'ın arkadaşı ve kendisinden 2 sene eğitim almış bir yazar. Ayrıca Türkiye'nin ilk kadın stand-up sanatçısı. Güleriz sanmıştım göz pınarlarım kurudu ağlamaktan. Roman 2016 da geçiyor. Hem Geziyi hem 15 Temmuzu görmüş kindar neslin hikayesi. 'Allah'ın fakirlere yaptığı fenalıklardan' bunalmış, büyüdükçe umutları küçülen öfkeli ama çaresiz üç genç: Arif, Serde ve Demar. Yer İstanbul, Yeni Mahalle. Figen Hanım bu mahalledeki
HınçAhınçFigen Şakacı · İletişim Yayınları · 202473 okunma
Reklam
Reklam