Hayat hattında acemi tayfalardık. Ne avunduk sevinç müsveddeleriyle; aşktan ikmale kaldık... Bak her sabah bağıran yeni sabaha, artık iklimler değişmiş, kuşlar da gitmiş, tenimde eski ateş, gözlerimde fer bitmiş; heybetli dağlar arasında
Çok güzeldi, şahaneydi Bir gülüşe yandım gönlümü çeldi Başımıza gelen en güzel hadiseydi Anlayamadık hafız..
Reklam
Benim sevdiklerim erken ölür.Kısacık bir hikayeydi ama o kadar güzeldi ki.Hani şey gibi bi radyoda çok sevdiğin bir şarkıya denk gelirsin tam sesini açacağın sırada şarkı biter ya öyle bi şeydi ya da öylesine yarım kalmış bir hikayenin tüm ömür boyu sürmesine yol açtı…❤️‍🩹🥀
22.06.2024
"Bugün güzel bir gün geçirdim. Günümün çoğunu Yıldız Parkı'nda değerlendirdim. Bütün bir boğaz karşımdaydı. Boğazın büyük bir bölümünü büyük bir açıklıkla görebiliyordum. Bu taraf Beşiktaş karşı taraf Üsküdar. Manzara çok güzeldi. Ayrıca çok hoş esiyordu, yakmayan bir yaz günü, serinleten boğaz rüzgarları keyifliydi. Ayrıca boğazda tekneyle dolaşmak da güzeldi. Bir tek yanımda sen eksiktin. Her şey fazlaydı, her şey çok güzeldi, bir tek sen yoktun..." Jack Brighty
Özlemimi buraya dökmek istiyorum çünkü o böyle bir uygulamadan bile haberdar değil defelarca denediğim sonunda günden güne saygısının sabrının bittiğini izlediğim kişiyi özlüyorum deli gibi sesini duymak bir haber almak istiyorum içimdeki umut bana bunları düşündüren ne olursa olsun geri dönücek gibi hissediyorum kabullenemiyorum bana uygun olmadığını biliyorum ama onunla yediğim yemeğin tadı bile güzeldi hepsi yalan olsa bile bakışları yalan değildi tek emin olduğum nokta bu gerçeklere dönüp baktığımda ben ağladağımda benden soğuduğunu hissediyordum artık içinde bir yerde beni öldürmeye başlamıştı sanki çok mu ağladım ondan mı oldu diye kendimi suçluyorum
Palyaço gülleri severdi. Küçükken rengarenk onlarca gülün arasında hayatı romantize ederek uçsuz bucaksız hayaller kurardı. O gülleri hiç ayırmadı toprağından palyaço hiç koparmadı onları sadece izledi. Sonra bir gün onları tanımak istedi onlara dokunmak, koklamak, avuçlarında varlıklarını hissetmek. Palyaço kökünden çekti çıkardı gülü. Gül güzeldi çok güzeldi hemde. Uyuşturucu bi kokusu vardı. Yumuşacık yaprakları. Derken dikenleri farketti palyaço. Gülün dikenleri. Bu kadar eşsiz bir varlık savunmasız kalamazdı tabiki. Dikenleri onu korurdu. Tabi kopmadan önce onları kullanabilseydi. Gül dikenlerini batırdı. Palyaço gülün güzelliklerini dikenin verdiği acıdan üstün tuttu. Gül palyaçoya palyaçoysa güle zarar veriyordu. Farketmediler. Gül solmaya başladı. Palyaço anladı sonunda, kıyamadı kendine kıyana. Gülün kökü ona hayat verebilirdi. Yeniden nefes olabilirdi ona toprak. Tek gereken palyaçonun fedakarlığıydı . Son kez kokladı sevdi dikenlerine son kez batırdı tenini. Ve onu aldığı yere, ait olduğu yere geri bıraktı. İkisi de birbirine uzaktı ama izleri vardı birbirlerinde. Palyaço güllerin dikenleri olduğunu öğrendi. Güzel koktuklarını da ve onların sadece toprağa ait olduğunu da. Gülse ne öğrendi hiç bilemedik. Ama palyaço ve gül tanıştı gülün kokusu, kanı palyaçoya palyaçonun parmak izleri de güle karıştı. Tanışmaları da böylece geçti gitti.
Reklam
1.000 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.