00.00 benle evleennnn bu kız bana asıkmıs itiraf etti agagag yicem cok tatlı
Burdan çok tatlı bir kızla tanışmıştım leblebi olduğumu söyledim onun da geçmişinde benzer şeyler yaşanmış. Çok güzel biriydi ve huyu suyu da istediğim gibi denilebilir ama hiçbir şekilde o anlamda etkileşim olmadı aramızda. Demek ki insanın hayalindeki gibi biri bile çıksa kalp atmayınca atmıyor.
Reklam
en derin sözü saklar içinde. Ve bütün bunları yap
“Düşünün bir kez, benim size verdiğim ömür, eğer sonsuz olsaydı, insan için ne kadar daha az dayanılır ve ne kadar üzücü olurdu. Eğer ölümü bilmeseydiniz, sizi hep bundan yoksun bıraktığım için bana lanet ederdiniz. Ölümün hangi yararları sağladığını görünce ben bile içine biraz acı kattım, böylece onu çok açgözlülükle ya da ayırım yapmadan kucaklamanızı önledim. Ne yaşamdan ne ölümden kaçasınız diye ve sizin için sağladığım ılımlı bir yerde kalmanız için her ikisini de tatlı ile acı arasında ılımlı tuttum.
Noktalama işaretlerini kullanmayı bilmeyen bir ukalanın; ettiği laflar boyunu aşıyordu. Fakat, bu bariz eksikliğin, çok bariz olmasından dolayı; ukalalığına birde “kazkafalılık” ekleyerek bu pek mühim havadislerle dalga geçiyordu. Oysa kolayca öğrenilebilir zannettiği söze konu işaretlerin; binbir. Off saçmalıyorum hem de kaç binbir odalı. Çatısı beyaz lüleli; konağın odalarını bulmak için sözcüklerle bakışmanızın ilk sirayeti, fakat bir yanı daha da mühim. Gerektiği gibi yerinde bulunmadığında, veya geç kaldığı an hayati hatalara neden olacak kadar da bıçkın. Edebiyat cemiyetinin salonlarında dolaşmak zordur bayım hele ki fingirdemek hiç olmaz. Sözcükleri peşi sıra; hasır bir torbada sıralayıp bir ambar deliğine sıkıştırmak bu cemiyetin mensupları tarafından öz saygı eksikliği olarak değerlendirilir. Öyle ki hiç çekinmeden şöyle ifade ederler bu durumu “Hayvanlarda ses çıkarır ancak anlayamayız onları. Lisanları farklıdır. Bu işaretlerin eksikliği; yani yazıda anlaşılır olması gereken sesleri duyamamak, sizin duyulmadığınız anlamına gelir. Sadece kuru ses, notasız.” - Hadi tamamlayacaksanız bunu tamamlayın bayım. Aydınlar nezaketini yitirmeye tamda böylesi zamanlarda yaklaşır. İşte o kadar kabahatlisiniz. Burada omuz atmak böyle yapılır; ha fevkalade acımasızdır. Kaç yumruk yediğinizi hesab edemezsiniz. Ama acısı geçince de tatlı gelir bu eleştiriler. Tabi kıymetini bilenlere. Şahsi algılamayın; saygı meselesi; önce size, sonra kendime, ve tüm Aydınlar cemiyetinin her bir üyesine, saygı meselesi. 15 Haziran 2026 -Bir odun; Kaç Ateş Parçası- Kısa bir pasaj. Kadir Azad Çiftçi
1000Kitap
Ama fazla da üzülme, hayat bitiyor bir gün Ayrılıktan kaçılmıyor Hem çok zor hem de çok kısa bir macera,ömür Ömür imtihanla geçiyor Ben bu yüzden hiç kimseden gidemem,gitmem Unutamam acı tatlı ne varsa hazinemdir Acının insana kattığı değeri bilirim,küsemem Acıdan geçmeyen şarkılar biraz eksiktir 🍂
Sessizce Özlenen Dün
Geçmişin o duru, telaşsız günlerini özlemek; aslında insanın en çok da kendi saf haline duyduğu bir hasrettir. ​Çocukluğun o bitmek bilmeyen enerjisini, koştururken alınan o derin ve zahmetsiz nefesleri, sağlığın kıymetini henüz hiç düşünmediğimiz o tasasız sabahları özlüyor insan. Dünyanın daha küçük, dertlerin daha hafif, kahkahaların ise çok daha sahici olduğu o zamanlar... Sokaktan eve dönerken üstümüze sinen o yorgunluk bile tatlı bir huzur taşırdı. ​Şimdi ne zaman yorulsa ruhumuz, zihnimiz hemen o eski, güvenli limana, o güzel günlerin serinliğine sığınmak istiyor. Çünkü biliyoruz ki, en büyük zenginlik o günlerde sakladığımız çocuksu neşemiz ve o sapasağlam, dertsiz gövdemizdi. By Hakan
Duygu ve Düşünce
Reklam
Reklam