Yol yoktur;
Kaza, kaza..
Adım adım..
Yürüye yürüye yol yapılır..
Yol yürürken yapılır..
Ve geriye bakacak olursak bir patika görürüz..
Asla bir daha geri dönülmeyecek bir patika.
Diyeceğim;
yol yoktur,
Kaza kaza yapılır yol..
Bizimde yolumuz yok, şöyle bir ufka baktığımızda hiçbir yol göremiyorum..
kaza kaza yol yapmaktan başka yolumuz yok..
İnce bir patika yapıp, önde ben arkada sen el ele tutuşup bastığım yerlere basarak,
İncecik bir yol yapmaktan başka göremiyorum bir yol.
Demiştin ya bana hani bazen umut ediyorum,
Bazen de imkansızdan başka birşey göremiyorum diye..
umudunu yitirme,
“Umut” bunu sen öğrettin bana..
söylediğin bir cümle var içimde saklıyorum..
Hayata dair, aşka dair, umudunu kaybedenlere umut olsun demiştin..
Ben Umudumu yitirmiyorum..
Bugün dedin ya bana hani,
Ne yapacağız o zaman çözümün ne diye,
Ne sen üzülmeyi hak edersin ne de ben,
İncecik bir yol yapalım,
Elimi tut, bastığım yerlere bas..
Bişiy olursa bana olsun..
Olur da ayağımı bastığım yerde bir zarar görürsen önce bana gelsin o zarar..
Ama tertemiz hiç basılmamış bir yol bulalım kendimize..