Terapinin hedefi hastayı anksiyeteden kurtarmak değildir. Onu nevrotik anksiyetedan kurtarıp normal anksiyetesi için yapıcı bir şekilde karşı karşıya gelebilmesini yardımcı olmaktır. Hatta, bu iki durumun ilkini gerçekleştirmenin tek yolu, önce ikincisini yapmaktır. Normal anksiyete, gelişmenin ve yaratıcılığın ayrılmaz bir parçasıdır; normal anksiyete deneyimleri başarılı bir şekilde yaşanırsa birey daha bütünlüklü ve güçlü bir hale gelir.
Aslında nevrotik anksiyete, kişi, gelişimi esnasında yaşadığı krizde ve değerlerine tehdit geldiğinde hissettiği normal anksiyete ile yüzleşmeden de ortaya çıkar. Nevrotik anksiyete, daha önce yüzleşirilmemiş normal anksiyetenin sonucudur.
Bir bebeğin veya küçük bir çocuğun ilk değeri bakım, beslenme ve annesinden veya ebeveyn yerine geçen diğer bireylerden alacağı sevgidir. Bunlara yöneltilen bir tehdit çocuğun var oluşuna yöneltilmiş demektir ve derin bir anksiyetenin doğmasına yol açar. Fakat olgunlaşma sürecinde bu değerler dönüşür.
Anksiyete anlarında yaşanan şudur: insanın birey olarak önemseme duygusunun çökmesinin ve nihayetinde bireysel karar ve sorumluluk yetisinin kaybının uç noktalarında dışa vurumu.